YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34668
KARAR NO : 2016/16498
KARAR TARİHİ : 28.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı başvurulacak yasa yolu 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesinde hiçbir istisna öngörülmeksizin “itiraz” olduğu belirtilmekle, itiraz mercii tarafından incelenerek karar verilmek üzere temyizen incelenmeyen dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3)Sanık … hakkında katılanlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler ile katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılan sanıklar … ve … müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümleri 17/02/2014 tarihli süre tutum dilekçesi ile “sanık müdafii” sıfatıyla temyiz ettiği, 02/04/2014 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile diğer sanık … hakkında kurulan hükümleri de katılanlar vekili sıfatıyla temyiz ettiği, dilekçenin 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılmakla, “katılanlar vekili” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
4)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
5)Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Zamanaşımını kesen son işlem olan savunma tarihi 18/07/2007 ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 28/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.