Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2012/6307 E. 2013/357 K. 23.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6307
KARAR NO : 2013/357
KARAR TARİHİ : 23.01.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalı … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 14 ve 114 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 34208,93 m2 ve 4170,01 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi kayıtlarına dayanarak ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların davalı … ile paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından esasa, davalı … ve arkadaşları tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Davalı … ve arkadaşlarının temyiz itirazları ile ilgili olarak;
Kadastro davalarında hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesine göre değil 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi hükmü gözetilerek avukatın emek ve mesaisi dikkate alınarak maktuen belirlenmesi gerekmesine göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı … ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davalı taraftan alınmasına,
2- Davacı …’nin temyiz itirazlarına gelince; Dava ve temyize konu 104 ada 14 ve 114 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde lehine tescil hükmü verilen davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz
edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı …’nin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Kadastro tespitinin, davalıların payları belirlenerek paylı olarak yapıldığı, tespit maliklerinden …’nin ölümü nedeniyle de hüküm yerinde ölü ….. mirasçılarının payları belirlenerek tescil hükmü verildiği halde, infazda tereddüt oluşturacak şekilde diğer tespit maliklerinin payları yazılmadan sadece isimlerinin yazılması ile yetinilmesi isabetsiz ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2. bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine 2. bend olarak “Dava konusu 104 ada 14 ve 114 ada 4 parsel sayılı taşınmazların 28/224’er payının davalılar …, ….., ….., …., ….., ……ve … adına, 7/224 payının ….., 3/224’er payının ise …., …., …., …, …, …. ve … adlarına tapuya tesciline,” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.