Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/5885 E. 2016/6596 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5885
KARAR NO : 2016/6596
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …); kasten yaralama (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı ilamında açıklandığı üzere, aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, sanıkların yokluklarında verilen 20.11.2007 günlü hükümlerde ise başvuru süresinin ne zamandan itibaren başlayacağının belirtilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanıkların kusurlarının bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, hükümlerin kesinleşmediği anlaşıldığından, sanıkların temyiz istemlerinin süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak, iştirak halinde suç işleyen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ve yargılama giderlerine ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ve “32,90 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanık …’in üzerine atılı kasten yaralama suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 86/3.e (mağdur …’e yönelik) ile 87/3. (mağdur …’e yönelik) maddelerinde; sanık …’nın üzerine atılı mağdur …’i kasten yaralama suçunun ise aynı Kanunun 87/3. maddesinde düzenlendiği, anılan maddelerde öngörülen cezaların (5560 sayılı Kanun ile TCK’nın 87/3. maddesinde yapılan değişikliğin zamanaşımı süresinin belirlenmesi bakımından sanıkların lehine olduğu kabul edilerek) üst sınırlarına nazaran, bu suçların 5237 sayılı TCK’nın 66/1-2. fıkrası uyarınca 8 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi olduğu ve karar tarihi olan 20.11.2007’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanıklar haklarında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.