Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/3055 E. 2016/6628 K. 30.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3055
KARAR NO : 2016/6628
KARAR TARİHİ : 30.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet

I) Sanık hakkında “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, adli sicil kaydında bulunan birden fazla ilamın tekerrür uygulamasına esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/336 esas 2005/281 karar sayılı 18/06/2008 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay 6 gün hapis cezasına ilişkin ilamın” şeklindeki bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu bakımından kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince;
1) 12.03.2011 tarihinde alkollü araç kullanmaya ilişkin ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında kolluk görevlilerine kendi fotoğrafı ve katılan …’ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın 02.04.2013 tarihli celsede “nüfus cüzdanını 1999-2000 yıllarında ikametgah ilmuhaberi ile …Nüfus Müdürlüğü’ne müracaat ile çıkarttırdığını, kimlik bilgilerinin katılana fotoğrafın ise kendisine ait olduğunu, 2003 yılında söz konusu nüfus cüzdanı ve pasaport sahteciliğinden yargılandığını, mahkemenin pasaportu aldığını ancak nüfus cüzdanının kendisinde kaldığını, ceza tutanağının düzenlendiği 12.03.2011 tarihinde de polislere suça konu nüfus cüzdanını gösterdiğini” beyan ederken 28.05.2013 tarihli celsede “daha önceki davada nüfus cüzdanının mahkemece kendisinden alındığını, kendisinde fotokopisinin kaldığını, olay gecesi de polislere kimlik fotokopisini gösterdiğini” söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunması, suça konu belge aslının ele geçmemesi, dosya arasında örneği bulunan …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.07.2003 tarih 2003/696 esas 2003/1124 karar sayılı kararında suça konu nüfus cüzdanının emanette olup olmadığından bahsedilmediğinin ve bu konuda bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından anılan ceza dosyasının getirtilip incelenerek duruşma tutanağına geçirilmesi, suça konu belgenin ele geçip geçmediğinin, ele geçti ise emanette veya dosyasında bulunup bulunmadığının, sanığa iade edilip edilmediğinin tespiti, dosyasında belge örneği var ise dosyamızda bulunan belge örneği ile fotoğraf ve kimlik bilgileri yönünden aynı olup olmadığının incelenmesi, anılan ceza dosyasındaki nüfus cüzdanı ile dosyamızdaki nüfus cüzdanının aynı nüfus cüzdanı olması halinde Nüfus Müdürlüğü’nden alındığından aldatma yeteneği bulunduğunun kabulü gerekeceği, aynı nüfus cüzdanı olmaması halinde ise dosyamızdaki suça konu nüfus cüzdanının Nüfus Müdürlüğü’nden alınıp alınmadığının araştırılmasından sonra Nüfus Müdürlüğü’nden alınmadığının anlaşılması halinde ele geçmeyen belge üzerinde mahkemece aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespiti mümkün olmayacağından sanığın beraatine karar vermek gerekeceği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilmeden, adli sicil kaydında bulunan birden fazla ilamın tekerrür uygulamasına esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.