Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/2425 E. 2016/6631 K. 30.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2425
KARAR NO : 2016/6631
KARAR TARİHİ : 30.09.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasının kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden;; parada sahtecilik suçundan hakkında…Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülen sanığın müşteki …’nın kimlik bilgilerini kullandığı, bu kimlik üzerinden tutuklanarak cezaevine girdiği, müşteki … hakkında parada sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, …Emniyet Müdürlüğü’nün 09.01.2013 tarihli yazısında parmak izi afis veri tabanında yapılan inceleme sonucu sanığın parmak izlerinin … ile aynı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, müştekinin 16.01.2013 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek sanık hakkında kimliğini kullanmasından dolayı şikayetçi olduğu, 16.01.2013 tarihinde de sanığın kimliğinin fotoğrafından teşhis edildiği,…Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/1458 Esas ve 21.01.2013 tarihli yazısı ile …L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sanığın gerçek kimliğinin UYAP üzerinden bildirildiği, …Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan 13.02.2013 tarihli tutanakta …isimli avukatın sanık ile görüştükten sonra sanığın gerçek isminin … olduğunu infaz koruma memuruna söylediği, bundan sonra sanığın gerçek kimliğini açıklayan 13.02.2013 tarihli dilekçe verdiği görüldüğünden sanığın dilekçesinden önce gerçek kimliğinin zaten tespit edilmiş olması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini içeren TCK’nun 269/1. maddesinin uygulama alanı bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Resmi belgede sahtecilik ve başkasının kimlik bilgilerini kullanmak suçları yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle, sanık hakkında daha ağır cezayı içeren … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/353-316 Esas-Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasa’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler tümden çıkartılarak yerlerine “… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/353-316 Esas-Karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nun 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” şeklinde yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son ve 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümlerde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 30.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

ÖK.