YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33714
KARAR NO : 2016/17066
KARAR TARİHİ : 06.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan …hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) hükmlerinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesine göre yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşen hükümle ilgili olarak temyiz incelemesi yapılması mümkün bulunmadığından, dosya hakkında karar vermeye yer olmadığına, incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA;
3) Sanık … hakkında katılan …’ya karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yaşı küçük katılan için Mahkemenin talebi üzerine … Baro Başkanlığı’nca bir vekil tayin edildiği, duruşmaların bu vekil tarafından takip edildiği, katılanın bu vekile ayrıca bir vekalet verdiğine ilişkin vekaletnameye dosyada rastlanılmadığı; T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, katılan için baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekil ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceğinden tebliğnamenin 2 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a) Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunması nedeniyle hapis cezasının seçenek tedbire çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
b) Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nin 50. maddesi uyarınca seçenek tedbire çevrilmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 50/1-d maddesi uyarınca mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlerden gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya karar verilebileceği ve maddedeki cezanın bir katına kadar süreden kasdedilenin cezanın kendi süresi olduğu gözetilmeden, seçenek tedbirin süresinin hükmolunan cezadan daha fazla belirlenmesi,
c) Sanıkların sarfına sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden dolayı ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; 06.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.