YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4044
KARAR NO : 2016/6374
KARAR TARİHİ : 19.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık …’nin, sanık …’ten satın aldığı motorun arızalı çıkması üzerine 1 hafta sonra sanık …’ten diğer motoru da satın aldığını ve her iki motor bloku üzerinde bulunan motor numaralarında tahrifat yaptığını savunması karşısında tebliğnamedeki (2) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan hakime ait olması ve yapılan sahteciliğin belli bazı kişilere karşı değil, objektif olarak herkese karşı aldatma yeteneğine sahip olması gerektiği cihetle; dosyada bulunan 20.03.2012 tarihli ekspertiz raporunda, motor numaraları üzerinde yapılan değişikliğin görevli kişilere karşı iğfal kabiliyetine haiz olmadığının belirtilmesi, ancak iyiniyetli 3. kişiler yönünden herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemesi karşısında, suça konu 2 adet motor bloku üzerinde bulunan motor numaralarındaki sahteciliğin aldatıcılık niteliğini taşıyıp taşımadığının bir bilirkişi katılımı ile yapılacak keşif sonucunda özellikleri tutanağa yazılarak belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırı,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun, sanığın kendi alt soyu haricindeki kişiler yönünden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 19.09.2016 tarih, 2015/4044 Esas, 2016/6374 Karar. sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanıkların iki ayrı aracın motor numarasını değiştirmek şeklindeki eylemleri ile ilgili olarak üçlü bilirkişi incelemesi ve hakim gözetimi ile aldatıcılık niteliğinin belirlenmesi gerektiği yönündeki bozma kararına (değişik gerekçe ile) niteleme noktasında muhalifim.
Çünkü; TCK’nun 204/1. maddesinde tanımlanan “belge” eski dildeki “varaka” kelimesine karşılılık gelmekte olup, yazılı kağıt anlamına gelmektedir. Bu bakımdan, yazılı kağıt niteliğinde olmayan şeyler, ispat kuvveti ne olursa olsun, belge niteliği taşımamaktadır. Yasa gerekçesinde; bazı durumlarda belgenin varlığını kabul için, yazının kağıt üzerinde bulunması gerekmediği, bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığı kabûl edilmiştir. Bu itibarla, araç plakaları da (metal levha üzerine yazıldığı için) resmi belge niteliğindedir.
Yargılama konusu somut olayda iki ayrı motorlu aracın motor bloklarındaki numaraların orjinal olmadığı (yani değiştirildiği) anlaşılmaktadır. Numaraların veya yazıların kağıt veya metal levhaya yazılmadığı durumda TCK’nun 204/1. maddesine göre “resmi belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırıdır.
Somut olayda TCK’nun 281. maddesinde düzenlenen “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunun oluşması mümkündür
Bu sebepten atılı sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne muhalifim. 19.09.2016