YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6489
KARAR NO : 2016/6906
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, hırsızlık suçlarından mahkûmiyet, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraat
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafileri ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı ile konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 170. maddesinde, “İddianamede, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddelerinin gösterileceği, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı, iddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiğinin açıkça belirtileceğinin” hüküm altına alındığı, aynı Kanunun 225. maddesinin birinci fıkrasında ise, hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verileceğinin düzenlendiği ve somut olayla ilgili 18.09.2015 tarihli iddianamede sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından dava açılmasına karşılık hırsızlık suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmadığı gözetilerek, bu suçla ilgili CMK’nın 170. maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre ayrıca dava açılması sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, atılı suçtan ek savunma hakkı verilmek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre, sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,10.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.