YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11383
KARAR NO : 2016/17295
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı .. kendi adına asaleten kızları adına velayeten açtığı davada, davalı hekim ve hastanenin eşi…ye boyun fıtığı teşhisi koyarak ameliyat kararı aldığını ancak ameliyat sırasında diren koymadıkları ve sonrasında gerekli özen ve gözetimi göstermedikleri için eşinin vefat ettiğini ileri sürerek, manevi tazminat hakkı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kızları için ayrı ayrı 4000’er TL ve kendi için 3000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın ameliyat tarihi olan 30/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, savcılık kovuşturması sırasında alınan… Kurumu raporuna dayanılarak davalıların kusurunun bulunmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ameliyat sırası ve sonrasında gerekli özenin gösterilmemesi nedeni ile murisin ölümünde kusurlu bulunduğu iddia olunan hekim ve hastaneye yönelik açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Vekalet sözleşmesinde vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. Buna göre, vekil konumunda olan ve ameliyatı gerçekleştiren hekimlerin bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmesi gerekir.
Eldeki davada mahkemece, savcılık soruşturması aşamasında alınan… Kurumu raporuna itibar edilerek, davalıların kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de,
ceza soruşturması sırasında alınan rapor taraf delilleri tartışılıp yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan sadece ceza soruşturması sırasında alınan rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Hal böyle olunca, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre üniversitelerde görevli bu konuda uzman doktorlardan oluşacak en az 3 kişilik bilirkişi kurulundan mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek münhasıran soruşturmada alınan… Kurumu raporuna dayanarak davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.