YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11341
KARAR NO : 2016/17283
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, araç satın almak üzere davalı ile 05/10/2012 tarihli harici sözleşme imzaladıklarını,sözleşmeye göre araç belirlenen tarihte teslim edilmez ise, 30.000 TL araç bedelinin davalı tarafından kendisine ödeneceğinin belirlendiğini ancak araç teslim edilmediği gibi bedelinde ödenmediğini, bu alacağın tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın haksız olduğunda iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin haciren yapıldığından geçersiz olduğunu, sözleşmede yazan 30.000 TL tutarında cezai şart olarak düzenlendiğini, geçersiz sözleşmeden dolayı cezai şart istenemeyeceğini, 30.000 TL bedelin de kendisine ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının yemin teklifi üzerine davalının yemin ettiği, bu nedenle davacının araç bedeli olarak 30.000 TL.yi ödediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayanarak kendisine devredilmesi vadedilen aracın devrinin yapılmadığı gibi ödediği bedelinin de iade edilmediği iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı …’ün oto alım satım işi yaptığı, dava dışı …in maliki olduğu.. plakalı aracın satılması için aralarında 25.9.2012 tarihli “araç teslim belgesi” düzenlendiği, bunu takiben davacının araca müşteri olduğu ve davalı ile 5.10.2012 tarihli belgesi düzenledikleri anlaşılmıştır. Bu sözleşmenin alım satım niteliğinde olduğu ve davacının davalıya bu kapsamda 30.000 TL ödediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının bu bedeli ödediğinini başka delille ispat etmesine de gerek yoktur. İspat yükü, aksini iddia eden davalıdadır. Davalı cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılarak hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat yükü ters çevrilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.