YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7222
KARAR NO : 2016/6920
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma suçlarından mahkumiyet, tehdit ve kasten yaralama suçlarından karar verilmesine yer olmadığı
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında nitelikli yağma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalarda değişmeyen anlatımları, sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya içeriğinden, sanığın olay günü boğazını sıkmak suretiyle etkisiz hale getirdiği mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdikten sonra kendisiyle gelmesini teklif ettiği mağdurenin kabul etmemesi üzerine darp etmeye başladığı, bu sırada mağdurenin sanığa “seni seviyorum” biçiminde sözler sarf ettiği sanığın, baskı altında olması nedeniyle bu şekilde beyanda bulunduğunu söyleyerek mağdureyi yaralamaya devam ettiği ve “bana yalan söyleme, seni öldürürüm, bana kimse yalan söyleyemez” biçiminde sözlerle tehdit ettiği mağdurenin cep telefonunun çalması üzerine bu telefonu da yanına alarak olay yerinden ayrıldığı anlaşıldığından, mevcut haliyle nitelikli cinsel saldırı suçundan sonra gerçekleşen tehdit ve kasten yaralama eylemlerinin mağdureye ait cep telefonunun alınması için işlenmediğinin açıkça anlaşılması karşısında, sanığın kasten yaralama, tehdit ve hırsızlık suçlarından cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, mahkûmiyet hükmü yönünden anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.