YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23724
KARAR NO : 2016/17513
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalılar vekili avukat… ile Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu… Turistik Pansiyon Yapı Koop. vekili avukat …’nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar tarafından İzmir 5.Noterliğinde düzenlenen 29.12.1987 tarih, 65277 Y. numaralı satış vaadi sözleşmesi ile İzmir ili Karaburun ilçesi …. köyü, Kırüstü mevkiinde kain 32 pafta no, 1925 parsel nolu 4000 dönüm taşınmazın 561/576 payının satışının vaad edildiğini, buna göre taşınmazın satış bedelinin 100,00 YTL sının peşin olarak ödendiğini, kooperatif tarafından 25.12.1985 tarihli bono teslim tutanağı ile değişik vadeli toplam 17.400,00 YTL tutarında bononun düzenlenerek davalılardan …’ye teslim edildiğini ancak davalılar tarafından satış vaadi sözleşmesi gereğince taşınmazın tapuda devrinin yapılmadığını ileri sürülerek 66270,00 Euronun dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euroya uygulanan en yüksek vadeli mevduat faizi ile birlikte, 19155,00 USD Amerikan dolarının dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Amerikan doları cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, 8285,00 Euronun dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 1205,00 Sterlinin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca İngiliz Sterlini cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 1211,00 İsviçre Frangının dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca İsviçre Frangı cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 953,75 Euronun dava tarihinden itibaren Euro cinsinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanın en yüksek faizi ile birlikte ve 26.12.1987 tarihinde yapılan 4,31 YTL dahil olmak üzere toplam 76,07 YTL nin ödendiği tarihteki alım gücüne ulaştıracak şekilde iadesinin talep edileceği ilk gün olan 13.09.2005 tarihindeki reel değeri olan 20.000,00 YTL lik kesiminin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş ve ıslah dilekçesi ile talebini 180.000 TL ye yükseltmiştir.
Davalılar, davacının kendi kusuru ile sözleşmeyi yerine getirmediğini, bu hususun açılan tapu iptal tescil davası ile belli olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Birleşen dosyada davacı … …, davalı kooperatif ile…..Noterliğinin 65277 Y. Ve 29.12.1987 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, daha sonra taraflar arasında “Sözleşmedir” başlıklı ek sözleşme yapılarak satış vaadindeki gayrimenkulün değerinin 100,- TLsi peşin 17.400.- TLsi vadeli olmak üzere toplam 17.500,- TL olarak belirlendiğini, davalının bu sözleşmeye uygun davranmadığını, edimlerini yerine getirmediğini ve zamanında ödemeleri yapmadığını, satış vaadine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep ettiğini, bu yönde Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/52 esas sayılı dosyası ile tescil davası açıldığını ve reddedildiğini, bu nedenle eline geçecek bedel ile gayrimenkulün 3.şahıslara satış bedeli arasındaki fark nedeni ile zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile satış vaadi sözleşmesinin zamanında yerine getirilmemesi nedeni ile uğradığı zarar için şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan ticari temerrüd faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda talep ile bağlı kalınarak kabulü ile; 20.000,00 ‘nin dava tarihi olan 18/09/2006 tarihinden itibaren , 160.000,00 TL ‘nin ıslah tarihi olan 09/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, Birleşen davanın koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada, noter satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan satın alıp bedelini ödediği taşınmazın tapuda tescilinin yapılmadığını ve bu nedenle akdin ifa edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine, taşınmazı için ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değer talep edilmiş, mahkemece de talep kabul edilerek taşınmazın bilirkişi tarafından dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi gereğince belirlenen bedeline hükmedilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, noterde yapılan sözleşme geçerli olduğundan davacı denkleştirici adalet ilkesine göre değil de, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki bedeli isteme hak ve yetkisine sahiptirler. Aksinin kabulü, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihte bedeli talep etme hakkı bulunan davacının kendi kusurları ile daha fazla hak elde etme imkanına sahip olmaları sonucunu doğurur ki bunun da hukuken korunması olanaksızdır. Eldeki dava konusu olayda, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih, tapu iptal tescil davasının reddedilip kesinleştiği tarih olan 12.09.2005 olup, o tarihteki bedeli isteyebilirler. Mahkemece, davanın kesinleştiği tarih akdin ifasının imkansız hale geldiği tarih olarak kabul edilerek o tarihteki değere hükmedilmesi gerekirken denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanan bedele hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Birleşen dosyada dava, davacının uğradığı menfi zarara ilişkindir. Taraflar arasındaki akdedilen gayrimenkul satış vaadinin konusunu oluşturan taşınmazın hissesinin birleşen dosyanın davacısı tarafından 3. şahsa satılması nedeniyle uğranılan zararın hesabında tüm tapu kayıtları ve dava konusu taşınmazın m2 değişiklikleri de dikkate alınarak davacı ve davalının, iddia ve savunması, dosya kapsamında sunulan belgeler değerlendirilerek, konusunda uzman taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl dava dosyasının davalıları lehine BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün birleşen dosyanın davacısı lehine BOZULMASINA, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, peşin alınan 3.073,95 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.