Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/1684 E. 2014/1763 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1684
KARAR NO : 2014/1763
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Şikayetçi … vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Açılan kamu davasının niteliği ve suç tarihine göre, sanığa atılı eylemin 15.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı kanunun oluşturacağından, doğrudan doğruya zarar görmeyen …’nin 4733 sayılı yasaya muhalefet suçundan davaya katılma hakkı ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, … adına hazine vekilinin temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 .maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanık müdafıinin temyizine gelince;
Sanık hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği halde 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, anılan yasa maddesinin 3. fıkrasının “Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz” amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca; hükümden “sanığa verilen cezasının ertelenmesi sebebiyle TCK 53/1 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına ” ibaresinin çıkartılarak, yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1- a,b ve d bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın mahkum olduğu hapis cezası ertelendiğinden TCK.nun 53/1-c bendinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca yoksun bırakılmamasına, diğer kişilere yönelik TCK.nun 53/1-c bendinde belirtilen velayet, vesayet ye kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmasına” ifadelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- 4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında “ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere” müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla ele geçen 5 adet yabancı menşeli viski açısından 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak alkollü içki bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir.
2- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen “zararın giderilmediği” gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun temyizin reddi ve düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.


Muhalif Üye