YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1216
KARAR NO : 2016/9150
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Yerel Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı yararına %40 icra inkar tazminatına dair 08.01.2014 tarihli kararı, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 09.06.2014 tarihli 2014/8177-10669 E.K sayılı ilamı ile bozulmuştur. Uyulan bozma ilamında; “1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Hükmüne uyulan Dairemizin 04.10.2012 tarihli bozma kararında da belirtildiği üzere davalı banka kendisine tahsil için tevdi edilen çeki kaybetmesi nedeniyle doğan borçtan davacıya karşı sorumludur. Her ne kadar dava açıldıktan sonra çek bedelinin davacı hesabına yatırıldığı dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de icra takibinde çek bedeli dışında işlemiş faiz icra harcı ve masrafları icra vekalet ücreti de talep edildiğinden mahkemece davadan sonra yapılan ödemelerin infazda nazara alınması gerektiği gözetilerek diğer fer’i taleplerle ilgili olarak araştırma ve inceleme yapılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6. maddesi uyarınca nisbi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli itibariyle isabetsizdir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; işlemiş faiz, icra harcı, icra masrafları, icra vekalet ücreti miktarı toplamının 5.838,85 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle 1-davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2- Mahkememizin 11/01/2012 tarih 2011/111 Esas 2012/32 Karar sayılı kararı ile verilen icra inkar tazminatının reddine dair karar kesinleşmiş olmakla icra inkar tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-5.838,85 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Mahkemenin 08.01.2014 gün 2013/364 Esas ve 2014/4 Karar sayılı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 32.250,00 TL asıl alacağın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline yönelik olarak verilen önceki hükmünü taraflar vekilleri temyiz etmiş, Dairemizin 09.06.2014 tarihli bozma ilamının (1) nolu bendinde davalı banka vekilinin temyiz istemlerinin reddine; (2) nolu bendinde belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, 08.01.2014 tarihli 2013/364 Esas ve 2014/4 Karar sayılı yerel mahkeme kararında davacı yararına hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bu talep hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6. maddesi uyarınca nisbi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.