Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/14059 E. 2014/2667 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14059
KARAR NO : 2014/2667
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet.
HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine, ertelemeye, müsadereye.

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Eksik inceleme bulunmadığına, üyeler … ve …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla yapılan incelemede;
Sanıkların temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanıklara atılı eylemin 15.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişik 4733 sayılı kanunun 8/4 maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi, temyiz edenlerin sıfatına göre bozma nedeni olarak sayılmamıştır.
1- Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü ile lehine maktu vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesi uyarınca, katılan idareye maktu ücreti vekalet verilmesine ilişkin kısmın, hüküm fıkrasından çıkarılması, hükmün Sanık … hakkında TCK’nun 53. maddesinin
uygulanmasına ilişkin bendinin hükümden çıkartılması, bunun yerine “TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet haklarından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ibaresinin eklenmesi diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/02/2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sanık … hakkında aynı mahkemede başka bir dava dosyası bulunduğu belirtilmesine ve esas numarasının inceleme konusu dosya esas numarasına yakın bulunması nedeniyle hakkında TCK.nun 43/1.maddesinin uygulama olanağı olup olmadığının tespiti bakımından sözü edilen dosya getirtilip bu yönden incelendikten sonra hüküm kurulması gerektiği düşüncesindeyiz.

KARŞI OY

4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında “ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere” müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt
içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir.
2- Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen “zararın giderilmediği” gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun tenkit ve 1 no’lu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.


Muhalif Üye