YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12350
KARAR NO : 2014/2993
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/9. maddesine aykırılıktan … hakkında 1.141.580,82 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/10/2011 tarihli ve 2011/3221-3104 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Kayseri 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarihli ve 2011/865 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2012 tarihli ve 2012/500 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27/06/2013 gün ve 41701 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2013 gün ve KYB. 2013/238550 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Akın Plastik Boru San. Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olan muteriz hakkında, dahilde işleme izin belgesi kapsamında Kayseri Gümrük Müdürlüğünce tescilli 26/05/2003 ve 05/06/2003 tarihli, IM 1696 ve 1847 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın, dahilde işlenip yurt dışı edilmediği veya şirket bünyesinde halen mevcut olduğuna dair Gümrük Müdürlüğüne ve ilgili birimlere bir belge sunulmadığından bahisle idari yaptırım kararı düzenlenmiş ise de, adı geçen şirket tarafından Kayseri Gümrük Müdürlüğüne verilen 15/08/2011 tarihli dilekçede, söz konusu ürünlerin firma depolarında mamul, yan mamul ve hammadde olarak sürekli bulunduğunun bildirilmesi karşısında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19/01/2010 tarihli ve 2007/12413 esas, 2010/171 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, eşyanın akıbeti belirlenerek yurtdışı edilip edilmediği açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26/10/1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnameye dayanan kanun yararına bozma isteminin anılan nedenle REDDİNE, 17/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.