YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5884
KARAR NO : 2016/6618
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (üç kez), kasten yaralama(sanık … hakkında), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık … hakkında üç kez)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (üç kez) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık …’in yokluğunda verilen hükümlerin sanığa 19.06.2013 tarihinde Tebligat Kanunun 21. maddesine uygun şekilde tebliğ edilmesinin ardından hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ve tebliğden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, vaki temyiz istemi ile yerinde görülmeyen eski hale getirme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (üç kez) kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İddia ve kabule göre; olay günü sanıkların arabayla gezdikleri sırada mağdurlar …, … ile…’i gördükleri, sanıklardan…’in arabadan inerek arabaya binmelerini söylediği mağdurların binmek istememesi üzerine, sanık …’ın da araçtan inerek mağdurlara “ birazdan başınıza neler gelecek göreceksiniz” şeklinde bağırıp ele geçirilemeyen silahı doğrultarak tehditle araca bindirip götürdükleri tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, olayda tek fiille bütün mağdurlara yönelik alıkoyma eyleminin gerçekleştirilmesi sebebiyle aynı neviden fikri içtima halinin olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtimada, tek fiille bir suçun farklı kişilere karşı aynı zamanda işlenmesi gerekmekte olup buna göre sanığın tek eylemle yaşı küçük mağdurlara karşı atılı suçu işlemesinden dolayı 5237 sayılı TCK’nın 109/2,3.a.b.f,43/1-2. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi neticesinde fazla ceza tayini,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının, mahiyetine göre aynı hukuki durumda olup hakkındaki hükümler süresinde temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık …’e 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince TEŞMİLİNE, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.