YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5684
KARAR NO : 2016/6648
KARAR TARİHİ : 27.09.2016
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden gerekçesiz hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Mağdurenin öz amcaları olan sanıklar tarafından gerçekleştirilen nitelikli cinsel istismar eylemlerine ilişkin olarak haklarında TCK’nın 103/3. maddesi uygulanmayarak noksan ceza tayini,
Mağdureye yönelik birden fazla gerçekleşen eylemler nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin tatbik edilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
Sanıkların son eylem tarihlerinin hangi tarihli eylemler olduğu araştırılıp tespit edilmesinin ardından, mağdurenin maruz kaldığı bütün istismar olayları irdelenerek suç tarihlerini kapsar şekilde her iki sanık tarafından maruz kaldığı istismar eylemlerine bağlı olarak ayrı ayrı veya birlikte ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda bir kez de Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanıklar haklarında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, gerekçesiz şekilde anılan maddenin tatbik edilmemesi,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarında eylemlerin tehditle gerçekleştiği kabul edildiği halde TCK’nın 103/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Mağdurenin, sanıklar tarafından nitelikli cinsel istismar eylemine uğradığı son tarihin hangi tarihler olduğu mağdureden sorulup ayrı ayrı açıklattırılarak, mümkün olmaması halinde dosyada mevcut beyan ile veriler esas alınarak teselsül eden eylemlerdeki son eylem tarihleri tespit olunup bu husus karar yerinde tartışılmak suretiyle eylemlerin 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından sürüp sürmediği belirlendikten sonra lehe kanun mukayesesinin yapılıp yapılmayacağının tespiti ile buna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden önce Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesi yönünden verilen kısmi iptal kararının hak yoksunlukluklarının tatbikinde gözetilmemesi,
Koşulları oluşmadığı halde sanıklar haklarında TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.