YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4923
KARAR NO : 2016/6934
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümlerin sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 05.10.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmiş, tebligat parçası dönmüş olmakla, gelen olmadığından duruşmasız inceleme yapılmasına karar verilerek dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı, anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemlerini zorla gerçekleştirdiğine ilişkin, ilk derece mahkemesince verilen 12.02.2014 günlü kararın, Dairemizin 26.10.2015 gün, 2015/6130 Esas, 2015/9781 Karar sayılı ilamı ile eylemlerin rıza ile işlendiği ve sanık hakkında TCK’nın 103/4 ve 109/2. maddelerinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesinin ardından mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek sanık hakkında anılan maddeler uygulanmadan hüküm kurulmasına karşın, hükmün gerekçesinde eylemlerin zorla olduğu belirtilerek çelişki oluşturulması,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen kısmi iptal kararı nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.