Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/16170 E. 2013/4872 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16170
KARAR NO : 2013/4872
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : GAİPLİK, TAPU İPTAL VE TESCİL
Hazine tarafından açılıp hasımsız olarak görülen davada;
Davacı Hazine vekili; 45 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1997/240 Esas, 1999/270 karar sayılı ortaklığı giderilmesi davasının yargılaması sırasında, kimlik bilgileri ve adresleri saptanamayan paydaşlardan … kızı, ….’in bakımından 26/02/1998 tarihli ara kararı ile 3561 sayılı Yasa uyarınca kayyum atandığını, 10 yıllık kayyumla idare süresinin dolduğunu, taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, anılan paydaşların sağ olup-olmadıkları, mirasçıları ve kimlik bilgilerinin saptanamadığını ileri sürüp TMK’nun 588. maddesi uyarınca gaipliklerine ve paydaşı bulundukları 132 ada, 1 parsel ve 505 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının ve tüm malvarlıklarının hazineye intikaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 4721 sayılı TMK’nin 588. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İlknur Acar’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava; Türk Medeni Kanununun 588. maddesine dayalı gaiplik, iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, gaipliği istenen kişinin açık kimliğinin belli olduğu ve gaip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ….. adına paylı olarak kayıtlı olan dava konusu 132 ada, 1 parsel ve 505 parsel sayılı taşınmazın 1999 yılından beri kayyım ile yönetildiği, davanın gaip oldukları iddia edilen kayıt malikleri hasım gösterilerek açıldığı ve karara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen Türk Medeni Kanunundaki ilgili hükümler ile 3561 sayılı Yasa hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla iptal – tescil isteğini içeren bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu açıktır.
Bu durumda husumetin kayyıma yöneltilmediği, yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddinin gerektiği kuşkusuzdur. Yerel mahkemece davanın reddedilmesi bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle yerindedir. Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.