Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/1019 E. 2014/3901 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1019
KARAR NO : 2014/3901
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kalacağı ve katılma hakkının da gümrük idaresine ait olacağı, dolayısıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun hükmü temyize yetkisi olmadığından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık müdafıinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
19.01.2010 tarihli gıyabi kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanun’un 21.maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, tebliğ mazbatasında hangi sebeple köy muhtarına tebliğ yapıldığının belli olmadığı, sanığın adreste bulunmama sebebinin tebliğ mazbatasına yazılmadığı, ihbarnamenin de kapıya yapıştırılarak en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya haber verilip verilmediğinin belirtilmediği cihetle, yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteğinin reddine dair 12.05.2010 tarih 2008/437 Esas 2010/30 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak, sanık müdafıinin öğrenme üzerine temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek 19.01.2010 tarihli hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1-Dosya kapsamından suça konu eşyayı belirlenen gümrük kapılarından geçirmeksizin Türkiye’ye ithal eden sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 3/a-l.maddesinde unsurları belirtilen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin aynı kanunun 34. maddesi gereğince sanığa ön ödeme önerisi tebliğ edilmesi, ön ödeme teklifinin yerine getirilmemesi durumunda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1.maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, anılan yasa maddesinin 3.fıkrasının “Mahkum olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz” amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.