YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5533
KARAR NO : 2016/2077
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, karşılıksız çek keşide etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet ( Sanık …’nin karşılıksız çek keşide etmek suçundan beraatine)
(Sanık …’in TCK’nın 155/1, 53, 52/2, 51 maddeleri gereği erteli 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nin yetkilisi olduğu şirkete ait çek hesabından, bir mobilya şirketine olan borcu karşılığında düzenlediği ve eşi katılan …’ye verdiğini çekin, … tarafından yerine ulaştırılması için sanık …’e verildiği ancak …’in çeki mobilya şirketine teslim etmeyip kendi yaptığı alışveriş karşılığı katılan …’ya vererek kullandığı bu nedenle sanık …i’nin çek üzerine ödeme yasağı koydurduğu, bu suretle sanık…’in karşılıksız çek keşide etme; sanık …’ın güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak Cumhuriyet savcısının yaptığı temyiz isteminin incelemesinde:
Cumhuriyet savcısının, 30/12/2011 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 31/01/2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak katılan … vekilinin yaptığı temyiz isteminin incelemesinde:
Her ne kadar sanık hakkında suça konu 20.02.2006 keşide tarihli çekin 10 günlük kanuni ibraz süresi geçtikten sonra 05.03.2006 tarihinde bankaya ibraz edildiği bu nedenle suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; suça konu çekin keşide yerinin Balıkesir, ibraz yerinin ise…olduğu, keşide ve ibraz yerlerinin farklı olması halinde ibraz süresin bir ay olup somut olayda çekin yasal süresi içerisinde ibraz edilmiş olması; hüküm tarihinden sonra 20/12/2009 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu hükümleri uyarınca değişiklikler yapılmış olup, bu tarihinden sonra da 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun’la 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yapılan değişikliklerle yaptırımın idarî yaptırıma dönüştürülmesi karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.