YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10251
KARAR NO : 2014/4190
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre sanığın 5752 sayılı yasa ile değişik 4733 sayılı yasanın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddenin c bendinde yazılı, “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın zararı gidermediği anlaşıldığından Mahkemece CMK’nın 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması sonuç itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni sayılmamıştır,
1-Gün adli para cezası paraya çevrilirken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232/6.maddesine aykırı davranılması,
2-Davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünde ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 1. fıkrasında gün adli para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin olarak “5237 sayılı TCK.nun 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve hükümden Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin
bölümün çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2014 günü 1 nolu bozma oybirliğiyle 2 nolu bozma ise oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında “ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri yada taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere” müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen karar doğrudur.
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen “zararın giderilmediği” gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun tenkit ve 2 nolu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
…
Muhalif Üye