YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33010
KARAR NO : 2014/29355
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
Tehdit suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair,… Ağır Ceza Mahkemesinin 22/10/2012 tarih ve 2012/107 esas, 2012/266 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/10/2013 gün ve 324940 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya aslının sanığın diğer eylemi olan hakaret suçu açısından, Yargıtay temyiz incelemesinde bulunduğundan onaylı sureti üzerinden yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği yada baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, sanık Avukat hakkında söz konusu izin alınmadan genel hükümlere göre soruşturma yapılıp, mahkemesince karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit ve hakaret suçlarından Avukat olan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda,… Ağır Ceza Mahkemesinin 22/10/2012 tarihli kararıyla adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, tehdit suçundan verilen cezanın miktarına göre temyiz isteğinin reddine, hakaret suçundan ise temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtaya gönderildiği, infaz aşamasında sanığın tehdit suçu yönünden izin alınmadığı gerekçesiyle talepte bulunması üzerine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunundaki izin prosedürün yerine getirilmediği gerekçesiyle, tehdit suçu yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Avukat olan sanık hakkında, müvekkilinin çocuğunun teslimiyle ilgili icra işlemlerine bağlı olarak işlediği iddia olunan, telefonla tehdit suçuna yönelik soruşturma ve kovuşturmanın, genel hükümlere göre mi yoksa, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. ve 59. maddeleri uyarınca, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine mi yürütüleceğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Uyuşmazlık konusunda bir karar vermeden önce, kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümde belirlenen yeni bir hukuka aykırılık durumunun incelenmesi gerekmektedir.
İncelenen dosyada,… Ağır Ceza Mahkemesinin 22/10/2012 tarihli kararıyla, avukat olan sanık hakkında hakaret suçundan 3.000 Türk lirası, tehdit suçundan ise 1.000 Türk lirası adli para cezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, aynı mahkemenin 08.03.2013 tarihli ek kararıyla tehdit suçundan verilen cezanın miktarına göre temyiz isteminin reddine karar verildiği, ek kararın da sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.06.2014 tarihli kararıyla, hakaret suçundan temyiz isteminin miktar itibariyle reddine, tehdit suçundan ise, ret kararının onanmasına karar verildiği görülmektedir.
Kanun yararına bozma talebi, avukat olan sanık hakkında tehdit suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca izin alınmadan soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin yapılmasına ilişkindir. Ancak aynı sanık hakkında hakaret suçundan da mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar adli para cezasının miktarı itibariyle temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleşmiştir.
Bu itibarla, aynı sanık hakkında aynı mahkemenin 22/10/2012 tarihli ilamıyla verilen başka bir mahkumiyet kararı bulunduğundan, bu suç yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulması ve her iki hükmün birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.