YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7392
KARAR NO : 2014/4049
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmü yasal süresi içinde temyiz etmeyen sanık …’ın temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık …’in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Olay tarihinde güvenlik görevlileri tarafından durdurulan, sanık …’ın sevk ve idaresinde olup sanıklardan … ve …’in içinde bulunduğu araçta 580 karton yabancı menşeili ve kaçak sigara ele geçirildiği cihetle; sanık …’in aşamalardaki savunmalarında sigaraların ele geçirildiği araca yolcu olarak bindiği ve sigaralardan habersiz olduğunu ifade etmesi, sanık …’ın ise bu savunmaları doğrular yönde beyanlarda bulunması ve sanıklar … ile … tarafından icra edilen atılı suça sanık …’in iştirakinin herhangi bir zorunluluk arzetmemesi nedenleriyle, sanık …’in mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Sanık …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/01/2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında, sanıklar … ile …’ın birlikte işledikleri fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre sanıklara, suça konu eşyanın bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değeri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında
yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilip gümrüklenmiş değerin 3 misli üzerinden, ayrı ayrı ön ödeme tebliğ edilerek, ödeme yapmadığından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2- Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanığın, kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı ve mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini uygulamama gerekçesi de gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine hükümler içeren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/2-(d) bendinin son cümlesi hakkında bir gerekçe gösterilmeden bu hususun tartışmasız bırakılması,
3- Suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olduğu anlaşılan küçük sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
4- Sanık hakkında 4926 sayılı yasa ile 5607 sayılı yasanın somut olaya uygulanarak tüm sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi esnasında sanığın 5607 sayılı yasanın 3/5 ve 4/2 hükümlerine göre 9 ay hapis ve 7 gün adli para cezası ile cezalandırılacağı ve kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmeyeceği ifade edildiği cihetle;
5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesi uyarınca, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olup adli sicil kaydında mahkumiyeti bulunmayan sanığın kısa süreli olan 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verileceği durumda hakkındaki hapis cezasının anılan Kanun maddesinin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu olduğu ve bu durumda cezanın sanık lehine olacağı gözetilmeden, hatalı karşılaştırma sonucu 4926 sayılı yasa hükümlerinin sanık lehine olduğuna karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1 numaralı bozma nedeninin niteliği gereğince bozma hükmünün sanık …’a sirayetine, 11.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.