Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2013/10055 E. 2014/3189 K. 03.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10055
KARAR NO : 2014/3189
KARAR TARİHİ : 03.03.2014

İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etme eyleminden dolayı kabahatliler … ve … haklarında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/11. maddesi gereğince 50.907,14 Türk lirası İdarî para cezası uygulanmasına dair Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2012 tarihli ve 2012/94 kabahat, 2012/190 sayılı idari yaptırım kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin, Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 10/12/2012 tarihli ve 2012/1319 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2012 tarih ve 2012/526 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.05.2013 gün ve 30900 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2013 gün ve KYB. 2013-171296 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 11. fıkrası “İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.” düzenlemesini içermekte olup kabahat olarak tanımlanan eylemin manevi unsuru aynı maddenin 17. fıkrası gereğince kast; maddi unsuru ise İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyanın, kasta dayalı aldatıcı işlem ve davranışlarla belirtilen lisans, izin, uygunluk veya yeterlilik belgesi alınmadan, şart gerçekleşmeden ya da kısıntıya ilişkin kurallara uyulmadan ithal edilmesidir. Ayrıca gümrük idaresini aldatmaya yönelik (hileli) kastî eylemin, gümrük idaresini aldatmaya elverişli olması gerekir, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/01/2012 tarihli ve 2009/13588 esas, 2012/264 sayılı kararında vurgulandığı üzere faydasız sahtecilik kapsamında tanımlanabilecek belgelerle resen gümrük idaresinin denetimine tâbi ve idarece resen tamamlatılması gereken belge ve işlemlerin eksikliği idarenin aldatılmasına elverişli vasıtalar olmadığından aldatıcılık mahiyetini taşımayacağının kabulü zorunludur.
Dosya kapsamına göre ve karar tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda;
1- 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesinin “İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tâbi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.” şeklindeki hükmü karşısında; anılan maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden gerçek veya tüzel kişi hakkında idari yaptırım uygulanması gerekeceği ve somut olayımızda beyannamelerin Aktif Hediyelik Eşya Gıda Nak. Tek. Tur. İhr. San. Tic. Limited tarafından düzenlendiğinin anlaşılması karşısında koşulları bulunması halinde anılan yükümlüğü ihlâl eden tüzel kişi hakkında madde kapsamında idari yaptırım uygulanabileceği bunun dışında anılan Kanun’un, gerçek veya tüzel kişinin temsilcisi veya tüzel kişinin organı veya yetkililerinin, gerçek veya tüzel kişinin eylemi nedeniyle ayrıca cezalandırılacaklarına ilişkin bir düzenleme içermediği hususu göz önüne alındığında şirket ortağı olan muterizler hakkında idari yaptırım kararı verilemeyeceği,”
2- 4202.22.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonundan beyan edilerek ithali gerçekleşen ürünlerin bu tarifeye tâbi nitelikte olmadığını gösterir kanıtların dosyada bulunmadığı,
3- Gözetim uygulamasının malî yükümlülüklere ilişkin bir uygulama olduğu ithalat rejimine ilişkin olmadığı, ithale konu 4202.22.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonundan beyan edilen eşyalarla, eşyaların beyan edilmesi gerektiği iddia edilen 4202.22.10.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunun aynı ithalat rejimine tâbi olduğu, ürünlerin beyan edildiği gümrük tarife istatistik pozisyonuna göre 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesinin ihlâl edilmediğinin kabul edildiği halde, beyan edilmesi gerektiği iddia edilen gümrük tarife istatistik pozisyonu (GTIP) yönünden de aynı ithalat rejimine tabi olması nedeniyle maddenin ihlâlinin hukuken imkân dahilinde bulunmadığı,
4- 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 231/2. maddesinin “Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda suç veya kasten işlenen kabahat olarak tanımlanan fiillerin ancak taksirle işlenmeleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre idari para cezası verilebilir.” şeklindeki düzenlemesi karşısında haklarında 4458 sayılı Gümrük Kanunu çerçevesinde idari yaptırım uygulandığı kabul edilen başvuranlar hakkında, 5607 sayılı Kanun hükümleri gereğince ayrıca idari yaptırım uygulanamayacağı cihetle, başvurunun reddine dair hukuka aykırı olarak verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- İhbarnamenin 1, 3 ve 4 numaralı kanun yararına bozma istemlerine yönelik olarak yapılan incelemede;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca ithal eden firma ortaklarının kabahat eyleminden sorumlu tutulmasının mümkün bulunduğu; yetkili idareden alınması gereken gözetim belgesi alınmadan ithalatın gerçekleştirilmesi eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3/11 maddesinde yaptırım altına alındığı; gümrük idaresince 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri gereğince ek vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin olarak uygulama yapılmasının 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idari yaptırım uygulanmasına engel teşkil etmediği cihetle, kanun yararına bozmaya konu mahkeme kararı yasaya uygun olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnameye dayanan kanun yararına bozma istemlerinin anılan nedenlerle REDDİNE,
2- İhbarnamenin 2. numaralı bozma istemine yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2012 gün ve 2012/526 Değişik İş sayılı kararının CMK’nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.