YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15319
KARAR NO : 2014/4324
KARAR TARİHİ : 13.03.2014
İzinsiz afiş asarak çevre kirliliğine sebebiyet vermek eyleminden dolayı Sayannora Güzellik Hizmetleri ve Kozmetik Ürünleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca İdari para cezası uygulanmasına dair, İzmit Belediyesi Zabıta Müdürlüğünün 29/03/2012 tarihli ve 340 sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarihli ve 2012/409 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/01/2013 tarihli ve 2013/11 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12/07/2013 gün ve 45094 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve KYB. 2013/250789 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5362 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesinde “Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kağıt ve benzeri afiş ve ilan asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilanlar, tek fiil sayılır.” ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20.maddesinin (s) bendinde “Umuma açık yerlerde her ne şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 100 Türk Lirası idari para cezası verilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında somut olayda muteriz tarafından gerçekleştirilen eylemin, afiş ve ilan asma olmayıp izinsiz olarak dağıtılan reklam broşürleri ve ilanların yere atılmasından ibaret bulunduğu, bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 42. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, 2872 sayılı Kanun kapsamında olabileceği, aynı zamanda 5326 sayılı Kanun kapsamında verilebilecek cezanın üst sınırının yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 5.000,00 Türk lirası olamayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26/10/1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından, konuyla ilgili olarak düzenlenen tutanak ve ekleri incelenip, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/03/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın eyleminde afiş ve ilan asma olmadığı sadece broşür ve ilanların yere atılması söz konusu olup bu husus delil tartışması kapsamında sayılamayacağından kanun yararına bozma talebinin kabulü yerine çoğunluğun verdiği ret kararına katılmıyorum.
…
Muhalif Üye