YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8649
KARAR NO : 2016/10694
KARAR TARİHİ : 26.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak … İli …. Mahallesi 834 ada 7 parsel sayılı taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bilgi ve belgeler okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, dava konusu 834 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yol yapılmak suretiyle el atıldığı, kalan kısmından da istifadelerinin mümkün olmadığı belirtilerek faiz ve masraflarla birlikte taşınmaz bedelinin tahsili istenilmiş, mahkemece de 2160 m² büyüklüğündeki taşınmazın 298 m²’sine yol yapılarak fiilen el atıldığı, geriye kalan B harfiyle gösterilen 818,60 m² ve C harfiyle gösterilen 1043,49 m²’lik kısımlarına el atma bulunmadığı ancak “davacıya salih yararı olmadığı” gerekçesiyle tüm bedelinin davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın tümünün imar planında kültürel tesis alanında kaldığı, yol olarak el atılması nedeniyle imar planında belirlenen amacına uygun olarak bir el atma bulunmadığı, dolayısıyla taşınmazın el atılmayan kısımları açısından proje bütünlüğü ilkesi dikkate alınarak değerlendirme yapılamayacağı, zaten mahkeme tarafından da el atılmayan kısım için böyle bir ilkeden
bahsedilmediği gibi imar planında belirlenen niteliğinden dolayı mülkiyet hakkının kısıtlanması durumunun da gerekçe olarak kullanılmadığı, el atılmayan taşınmaz bölümünde davacı hissesine isabet eden alanın küçük olması nedeniyle davacıya salih yararı olmadığı gerekçesiyle bu bölümün de bedeline hükmedildiği anlaşılmış olup, el atmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, bu bölümdeki davacı hissesinin küçük veya büyük olmasının arsa niteliğindeki taşınmazı işe yaramaz hale getirmeyeceği (kaldı ki hiç el atma olmasa dahi davacıların tüm taşınmazdaki payına karşılık 31.18 m² yer isabet ettiği), el atmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik şekli nazara alındığında arsa olarak kullanılamayacak bir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından buna yönelik talebin reddine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları 13.03.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan … Mahkemesinin 13.11.2014 tarih ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiğinden; 04.11.1983 tarihinden sonra el koyulan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretinin nispi olarak uygulanması gerekmekte olup mahkemece nisbi harç ve nisbi vekalet ücreti yerine maktu karar ve ilam harcına ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.