YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9952
KARAR NO : 2014/29270
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
Hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,…Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.11.2010 tarih ve 2010/37 esas, 2010/53 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20.01.2014 tarih ve 2012/26571 esas, 2014/1190 karar sayılı kararıyla;
“Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasının belirlenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Sanık hakkında 2320TL adli para cezasına hükmedilmesine karşın, taksitlendirme ile ilgili kısımda adli para cezasının maddi hata yapılarak, 1740 TL olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanık …’nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, taksitlendirmeye ilişkin kısımdaki yazım hatası “2320 TL” biçiminde DÜZELTİLEREK ONANMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2014 tarih ve 2011/35912 sayılı yazısı ile;
“Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasının belirlenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağına ilişkin ibarenin tekerrür hükümleri uygulanmadığından Yargıtay ilamında yer almaması gerektiği, sanık … hakkında TCK’nın 58/6 maddesince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmiş olduğu halde, sanık hakkında, TCK’nın 58/7 maddesinde yazılı denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulması ve sözü edilen ibarelerin hüküm fıkrasından ve Yargıtay ilamından çıkartılması gerekmektedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, yalnızca hapis cezalarına ilişkin olduğu ve aynı Yasanın adli para cezalarının infaz yöntemini gösteren 106. maddesinde de mükerrirlikle ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Belirtilen yasal hükümler birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece hükmolunan cezanın para cezasına ilişkin olması nedeniyle sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Maddi olayda,…Sulh Ceza Mahkemesinin 09/11/2010 tarih ve 2010/37 E- 53 K sayılı ilamıyla sanık hakkında TCK’nın 125/1, 62 maddelerinden 116 Gün APC ve 52/2 maddesi uyarınca da 2.320 TL adli para cezasına karar verildiği ve mahkemenin gerekçeli kararı ile kısa kararında sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde maddi bir yanılgı sonucunda sanık hakkında TCK’nın 51/7. fıkrasında yazılı “Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına hükmedildiği, bu uygulamanın hukuka aykırı nitelikte olduğu,
Bunun dışında Yüksek 4.Ceza Dairesinin 20/01/2014 gün ve 2012/26571 Esas, 2014/1190 Karar sayılı kararında sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasının belirlenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı şeklinde yazılı ibarenin karardan çıkartılması gerekmektedir.
Bu itibarla, Yüksek Yargıtay 4 Ceza Dairesinin 20/01/2014 gün ve 2012/26571 Esas ve 2014/1190 Karar sayılı ilamına itiraz etme gereği hasıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamında göre,
1-İtirazın KABULÜNE,
2-Yüksek 4.Ceza Dairesinin 20/01/2014 gün ve 2012/26571 Esas, 2014/1190 Karar sayılı kararında sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasının belirlenemeyeceği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı şeklinde yazılı ibarenin karardan çıkartılmasına,
Altunhisar Sulh Ceza Mahkemesince sanık hakkındaki gerekçeli karar ile kısa kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, maddi bir yanılgı sonucunda sanık hakkında 51/7. fıkrasında yazılı “Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına ilişkin ibarenin hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle 1412 sayılı C.Y.Yasasının 322 maddesince DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi, itirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 20/01/2014 tarihli kararına ilişkindir.
ıII- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 20.01.2014 tarih ve 2012/26571 esas, 2014/1190 karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
… Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.11.2010 tarih ve 2010/37 esas, 2010/53 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezasının belirlenemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında adli para cezası verilmesi nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği halde, TCK’nın 58/7 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı konusunda sanığa ihtar yapılmasına karar verilmesi,
3-Hakaret suçunun cezasının asgari haddinin üç ay olması karşısında, gerekçeli kararda “suçun işleniş şekli dikkate alınarak takdiren alt hadden sanığın cezalandırılması cihetine gidilmiştir” denilmesine rağmen, hüküm fıkrasında “takdiren 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde asgari haddin üzerinde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle çelişkiye yol açılması,
4-Sanık hakkında 2320 TL adli para cezasına hükmedilmesine karşın, taksitlendirme ile ilgili kısımda adli para cezasının maddi hata yapılarak, 1740 TL olarak yazılması,
Kanuna aykırı ve sanık…’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.