Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/8319 E. 2014/29268 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8319
KARAR NO : 2014/29268
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

Hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, …Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19/10/2010 gün ve 2010/402 esas, 2010/128 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 25/12/2013 gün ve 2012/24904 esas, 2013/33651 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın adli sicil kaydında bulunan, …Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/34 esas, 2009/1360 karar sayılı ilamının, 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesine göre miktar itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, “tekerrür uygulamasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması” biçiminde hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2014 gün ve 2011/65361 sayılı yazısı ile;
“5237 sayılı TCK’nın 61.maddesinde cezanın belirlenmesi “Hakim; somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b)Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler”, aynı maddenin 10. fıkrası ise, “Kanunda açıkça yazılı olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki öngörülen ölçütler gözönüne alınmak zorundadır. Ancak, TCK’nın 61/1. maddedeki ölçütler genel nitelikli olup; bunların her biri, her suça uymayabileceğinden, her suç için tüm ölçütlerin değil, sadece ilgili suça uyan kısımların nazara alınması gerekir.
5237 sayılı TCK’nın “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasındaki, “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır.
Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddelerine uygun olarak, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır.
Maddi olayda,…Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2010 tarih ve 2010/402 E- 2010/128 K sayılı ilamında, mahkemece sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek seçimlik nitelikte olan hakaret suçundan hapis cezasının tercih edildiği ve TCK’nın 58/6 maddesince …Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/34 Esas 2009/1360 K sayılı ilamı dayanak yapılarak mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı,
Yüksek 4. Ceza Dairesince yapılan temyiz incelemesinde sanığın, sabıka kaydında bulunan ve …Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/34 Esas 2009/1360 K sayılı ilamının 1412 sayılı C.Y.Yasasının 305. maddesine göre doğrudan para cezasına ilişkin olduğu ve miktar itibarıyla kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulmasına karar verildiği, sonrasında bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1412 sayılı C.Y.Yasasının 322. maddesince sanık hakkında “tekerrür” uygulamasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği,
Yüksek Mahkemece verilen düzeltilerek onama kararı hukuka aykırı niteliktedir. Yüksek Mahkemece, mükerrir sayılmayan sanık hakkında hükmü veren hakimin, TCK’nın 61/1. maddesindeki ölçütler kapsamında yeniden değerlendirmesi gerekmekdir. Sanığın sabıka kaydında tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmadığı ve mükerrir sayılmadığı ve bu durumda, sanık hakkında temel ceza tayininde TCK 61/1 maddesi kapsamında yeniden değerlendirme yapılmalı ve bu nedenle hükmün bozulması ve bozma sonrası sanıkla ilgili …Sulh Ceza Mahkemesince yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25/12/2013 gün ve 2012/24904 Esas, 2013/33651 Karar sayılı DÜZELTİLEREK ONAMA KARARININ KALDIRILMASINA,
3- Sanık … hakkında, Eskişehir 6.Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2010 tarih ve 2010/402 E- 2010/128 K sayılı ilamında yer alan …Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/34 Esas 2009/1360 K sayılı ilamı ile dayanak yapılan ve uygulanan mükerrirlere özgü infaz rejiminin, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25/12/2013 gün ve 2012/24904 Esas, 2013/33651 Karar sayılı kararıyla 1412 sayılı C.Y.Yasasının 305. maddesine göre miktar itibarıyla kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağına karar verilmesi karşısında, hükmün bozulmasına karar verilmesi ve hükmü veren yerel mahkeme hakiminin TCK’nın 61/1 maddesi kapsamında sanık hakkında hakaret suçundan temel cezayı belirlerken sanığın mükerrir olmadığını gözeterek yeniden hüküm kurması gerektiği nedenle, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25/12/2013 gün ve 2012/24904 Esas, 2013/33651 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA karar verilmesi,
İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Dairemizin 25/12/2013 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Dosyanın incelenmesinde, mahkemenin hakaret suçundan temel cezayı belirlerken, sanığın daha önce mükerrir bulunması gerekçesinin yanında, suçun işleniş biçimini ve sanığın kastının yoğunluğunu da gözeterek takdiren hapis cezası tercih ettiği, sanığın mükerrir olmadığı anlaşılsa da mahkemenin hapis cezasını tercih ederken yalnızca sanığın mükerrir olmasını gerekçe göstermediği gözetilerek,
Dairemizin 25.12.2013 tarih ve 2012/24904 Esas 2013/33651 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.