YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10570
KARAR NO : 2016/21445
KARAR TARİHİ : 12.10.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 4320 Sayılı Kanuna Aykırılık, Kötü Muamele
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 4320 sayılı Kanun uyarınca kurulan hükme ilişkin temyizde,
Hükümden önce, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, anılan kanunun 13/1. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararı ile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlendiği, tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde ise hakim tanımının Aile Mahkemesi hakimini ifade edeceği düzenlemesi karşısında tedbir kararlarına aykırılık halinde görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu ve bu nedenle görevli mahkemenin yeniden düzenlendiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kötü muamele suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a) Olay günü sanığın eşi katılan … ile aralarında çıkan tartışma sonucu kolundan tutarak sürüklemek suretiyle vücudunun bir çok bölgesinden yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, sanığın eyleminin TCK’nın 86/2,3-a maddesi uyarınca yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin kötü muamele suçundan hüküm kurulması,
b)Hükümden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilmesi, 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenmesi ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, 4320 sayılı Kanun uyarınca kurulan hüküm bakımından sair yönleri incelenmeksizin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, kötü muamele suçundan kurulan hüküm bakımında ise, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.