Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12923 E. 2016/12743 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12923
KARAR NO : 2016/12743
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, … 13. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca … 3 .İcra Müdürlüğü’nün … talimat sayılı dosyasından 23/08/2013 tarihinde müvekkilin iş yerinde haciz işleminin yapıldığını, hacze konu menkul malların davacı müvekkiline ait olduğunu ve borçluya ait olmadığını açıklayarak istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, hacze konu menkullerin borçluya ait olduğunu, borçlunun 3.kişinin oğlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, borçlunun davacının oğlu olmasının hacze konu malların borçluya ait olduğunun karinesi olamayacağı, davacı tarafın sunmuş olduğu fatura, iş yeri vergi levhası ve ödeme belgeleri ile birlikte dava konusu makinelerle ve sözleşmelerle beraber toplanan delillerin haczedilen malların davacıya ait olduğunu kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Yargıtay’ın ve Dairemiz’in istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden hukuki dinlenilme hakkını kullanabilmesi açısından borçlunun davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması amacıyla dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilerek duruşma gün ve saatinin bildirilmesi için davacı 3. kişiye süre ve imkan verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
.//..

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.