YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29375
KARAR NO : 2014/25400
KARAR TARİHİ : 11.09.2014
Hakaret suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 43/1-2, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca 1.860 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/05/2008 tarihli ve 2007/450 esas, 2008/383 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2013 gün ve 288136 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre suç tarihinin 22/10/2006 olması ve hüküm kısmında cezanın asgarî hadden verildiğinin belirtilmesi karşısında, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki hükmün suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme gözetilerek sanığın üzerine atılı hakaret suçuna ilişkin adlî para cezasının alt sınırının 5 gün yerine 90 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, … 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20/05/2008 tarihli kararıyla 1.860 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/04/2013 tarihli kararıyla, hakaret suçu yönünden verilen cezanın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle kesin olduğundan, temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu şekilde kesinleşen ilamın infazı sırasında, suç tarihine göre gün adli para cezasının fazla belirlendiği gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Seçimlik cezanın öngörüldüğü, TCK’nın 125/1. maddesinde yer alan hakaret suçunda, müeyyide olarak adli para cezası seçildiğinde, 22/10/2006 olan suç tarihi itibariyle, adli para cezasına ilişkin gün alt biriminin kaç gün üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde; “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden … veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir…..” hükmüne yer verildiği,
TCK’nın 52/1. maddesinde ise; “(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir…..” hükümlerine yer verilmiştir.
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5237 sayılı TCK’nın 52/1. maddesinde adli para cezasının alt sınırının beş günden az olamayacağının belirtilmesi ve aynı Kanunun 125/1. maddesinde alt sınırı açıklanmaksızın seçimlik adli para cezasının öngörülmesi nedeniyle, hakaret suçundan dolayı adli para cezasının tercih edilmesi ve alt sınırdan uygulama halinde, 5 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekmekte iken, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasayla değişik TCK’nın 61/9. maddesinde; “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” kuralı kabul edilmiştir.
Ancak sözü edilen yasal değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlar bakımından, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca önceki hükmün ve dolayısıyla alt sınır olarak 5 gün adli para cezasının esas alınması gerekmektedir, incelenen dosyada mahkemece “alt sınırdan ceza tayin edildiği” belirtilmesine karşın, temel ceza olarak 90 gün adli para cezasının uygulanmış olması, yukarıda açıklanan kanun hükümleri uyarınca hukuka uygun bulunmamıştır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Hakaret suçundan sanık … hakkında, … 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen, 20/05/2008 tarih ve 2007/450 esas, 2008/383 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık aynı kanun maddesinin 4-d fıkrasına göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, TCK’nın 125/1-2. maddesi uyarınca takdiren alt sınır tercih edilerek, sanığın, 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3- TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak, sanığın, 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4- TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın, 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
5- TCK’nın 52/2. maddesi gereği, sanığın ekonomik durumu ve mahkemece belirlenen miktara göre, günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek, sanığın, 100 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.