Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/6139 E. 2013/7253 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6139
KARAR NO : 2013/7253
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,ECRİMİSİL

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi…..’ ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve 1,500,00 TL. ecrimisilin yasal faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalı taraftan tahsiline ilişkindir.
Mahkemece; elatmanın önlenmesi isteği bakımından dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, ecrimisil isteği bakımından ise davanın kısmen kabulü ile haksız müdahale edildiği ileri sürülen taşınmaz ve kabule konu olan ecrimisil değeri üzerinden hesaplanan karar ilam harcı ve avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmiş, davalının tavzih isteği üzerine de karar- ilam harcı ecrimisil üzerinden belirlenmiş, hüküm davalı tarafından ecrimisile hasren temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; ecrimisil alacağı bakımından hükmün temyiz edilebilmesi miktarına bağlı olup 5219 sayılı Yasa ve 5236 Yasanın 16. maddesi ile yeniden düzenlenen 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2011 tarihi itibariyle 1.540,00 TL. olarak belirlenmiştir.
Somut olayda; davaya konu ecrimisil miktarının 1.500,00 TL olduğu, davanın kısmen kabulü ile 900,00 TL’nin tahsiline karar verildiği, temyize konu edilen ecrimisil miktarının temyiz kesinlik sınırının altında olduğu, 1086 sayılı, HUMK’nun 26/09/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa ve 5236 sayılı Yasa ile değişik 427. maddesi uyarınca bu gibi kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı gözetildiğinde hüküm, karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının ecrimisile yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
Davalının öteki temyiz nedenlerine gelince;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; dava konusu bahçe vasıflı, 55 ada, 81 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğuna, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığına, yargılama devam ederken de davalı taşınmazı boşalttığına göre konusu kalmayan elatmanın önlenmesi isteği bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava dilekçesinde dava değeri 10.000,00.-TL gösterilmekle birlikte, yargılama sırasında dava değerinin 50.900.00.-TL (Taşınmaz değeri 50.000,00 TL, ecrimisil değeri 900,00 TL) olarak saptandığı, saptanan bu bedel üzerinden noksan harcın ikmal edildiği ve delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra taşınmazın tahliye edildiği gözetildiğinde karar ve ilam harcının keşfen belirlenen toplam değer üzerinden, avukatlık ücretinin de harcı tamamlanan 50.900.00.-TL üzerinden hesaplanmasında, harç, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararının yerine getirilmesinden sonra ibraz edilen belgelere itibar edilmemesi de doğru olduğuna göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 32,31 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 9.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.