Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2014/26654 E. 2014/33693 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/26654
KARAR NO : 2014/33693
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

Hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, … Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12/04/2011 gün ve 2009/749 esas, 2011/496 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 03/04/2014 gün ve 2014/7655 esas, 2014/10796 karar sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE” oy birliği ile karar verilmiştir.

I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 gün ve 2012/200780 sayılı yazısı ile;

“1412 sayılı CYUY’nın 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 305. maddesi; “Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümleri hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re’sen tetkik olunur.
1. İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz.
Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343 üncü madde hükümleri dairesinde Yargıtaya başvurulabilir” şeklinde düzenlenmiş ve böylece iki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz edilemeyeceği öngörülmüş iken;
Maddenin, 2. fıkrasının 1. bendinin, Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 gün ve 65–114 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, iptal kararının yürürlüğe girdiği 07.10.2010 tarihinden sonra verilen, gerek hapis cezasından çevrilen, gerekse doğrudan hükmolunan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin 14.04.2011 tarihine kadar hiçbir miktar gözetilmeksizin temyizi olanaklı hale gelmiştir.
Öte yandan, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK’nın 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde değişiklik yapılmış ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile de 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklinde geçici 2. madde eklenmiştir.
Ceza Genel Kurulunun birçok kararında, hükmün temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığının belirlenmesinin, hüküm tarihindeki yasal düzenlemelere göre çözümlenmesi gerektiği vurgulandığından; yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, 01.06.2005 tarihinden 07.10.2010 tarihine kadar 5237 sayılı Yasanın 50 veya 52. maddeleri uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlaması doğurmayan 2000 Liraya kadar (2000 Lira dahil) adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin kesin olduğu, 07.10.2010 tarihinden 14.04.2011 tarihine kadar gerek hapis cezasından çevrilen, gerek doğrudan hükmolunan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin ceza miktarına bakılmaksızın temyizinin olanaklı olduğu, 14.04.2011 tarihinden sonra ise doğrudan hükmolunan 3000 Liraya kadar (3000 Lira dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin kesin ve temyiz edilemez nitelikte olduğu, 3000 Liradan fazla olmak üzere doğrudan verilen adli para cezaları ile hapisten çevrilen tüm adli para cezalarının ise temyiz kabiliyetinin bulunduğu görülmektedir.
Bu bilgiler ışığında; sanık …’ın hakaret suçundan 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen olayda, …Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2011 olan hüküm tarihi, Anayasa Mahkemesi iptal kararının yürürlük tarihi olan 07.10.2010 ile 6217 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 14.04.2011 arasında olup, bu tarihler arasında ister hapis cezasından çevrilen, ister doğrudan hükmolunan adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin miktar sınırlaması olmaksızın temyiz kabiliyeti bulunduğundan, temyizinin olanaklı olmadığından bahisle temyiz isteminin reddi hukuka aykırı niteliktedir. Bu itibarla Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03/04/2014 gün ve 2014/7655 Esas, 2014/10796 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03/04/2014 gün ve 2014/7655 Esas, 2014/10796 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararın KALDIRILMASINA,
3-…Sulh Ceza Mahkemesinin 12/04/2011 tarih ve 2009/749 Esas ve 2011/496 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında hakaret suçundan esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesine,
4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin reddine dair, Dairemizin 03/04/2014 tarihli kararına ilişkindir.

III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 03/04/2014 tarih ve 2014/7655 esas, 2014/10796 karar sayılı temyiz isteğinin reddine dair kararın KALDIRILMASINA,
… Sulh Ceza Mahkemesince verilen 12/04/2011 tarih ve 2009/749 esas, 2011/496 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçlarda hapis cezasının tercih edilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hakaret suçunda adli para cezası seçilmek suretiyle TCK’nın 58/3. maddesine aykırı davranılmış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, itiraz yazısına uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BD