YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21925
KARAR NO : 2013/10521
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Evliliğin İptali
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 15.04.2013 (Pzt.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Evlendirmeye yetkili memur önünde evleneceklerden her birinin birbirleriyle evlenme iradelerini beyan etmiş olmaları evlenmenin kurucu şartıdır. (TMK. m. 142) Diğer bir ifade ile yetkili evlendirme memuru önünde evlenecek kadın ve erkeğin evlenme iradelerini olumlu yönde açıklamalarıyla evlenme vücut bulur. Bu yoksa evlenmenin meydana gelmiş olduğundan söz edilemez. Böyle bir durumda evlenmenin yokluğu söz konusudur. Tarafların uzun süre karı -koca gibi birlikte yaşamış olmaları, bu şekilde yaşamaları rızalarına dayanıyor olsa bile, bu hal evliliğin vücut bulduğu anlamına gelmez ve taraflara bir hak sağlamaz. Evlenmenin yokluğunun hüküm altına alınmasını istemek ve geçersizliğini ileri sürmek de aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hakkın kötüye kullanılması (TMK. m. 2/2) değildir.
Davacı, dava dilekçesinde “davalıyla hiç evlenmediğini, nikahın yapıldığı tarihte askerde olduğunu, evlenme her nerede yapılmış ise oraya hiç gitmediğini, evlenme belgesindeki imzanın da kendisine ait olmadığını” ileri sürdüğüne göre, istek; evliliğin mutlak butlan sebeplerinden biriyle iptali değil, yokluğunun hüküm altına alınması niteliğindendir.
Tarafların evliliğinin, 7.2.1983 tarihinde, 2526 sayılı “Bir Evlenme Akdine Dayanmayan Birleşmelerden Doğan Çocukların Neseplerinin Düzeltilmesine ve Bu Birleşmelerin Evlilik Olarak Tesciline İlişkin Kanun” (R.G. 22.Eylül.l981 tarih ve 17466 sayı) hükümlerine göre, fiili birleşmenin evlilik olarak tescili suretiyle nüfusa tescil edildiği görülmektedir. Bu Kanun, evlendirmeye yetkili merciler önünden yapılmış bir evlenme olmaksızın, birleşip karı koca gibi yaşamış olanların, bu birleşmelerinin, kanuni bir engel bulunmamak koşuluyla “evlilik” olarak tescili için tarafların yazılı isteğini aramaktadır, (m. 3) Evlenmenin tesciline ilişkin dayanak belgedeki, davacının ismi altındaki imzanın, onun eli ürünü olmadığı 21.2.2012 tarihli …raporunda bildirilmiştir. Davacının 30.11.1982 ila 30.7.1984 tarihleri arasında fiili askerlik hizmetini yaptığı Askerlik şubesi tarafından mahkemeye bildirilmiştir. Askerde iken almış olduğu izinlere ait bilginin şubelerinde olmadığı belirtilmiştir. Davacının, fiili birleşmenin evlilik olarak tescili için istek belgesinin düzenlendiği tarihte izinli olup olmadığı da tespit edilememiştir. Tescil belgesindeki, istek ve muvafakat imzalarının muhtar tarafından tasdik edildiği görülmektedir. Tasdik şerhini veren muhtar sağ ise çağrılıp dinlenmeli, tescil belgesinin düzenlendiği tarihte davacının izinli olup olmadığı, bu hususta davacıdan bilgi alınmak suretiyle askerlik görevini yaptığı birlik komutanlığından sorulmalı ve belgenin düzenlendiği tarihe yakın tarihlerdeki resmi mercilerdeki imzasını taşıyan belgeler ayrıntılı olarak araştırılmalı ve bu hususta… Dairesinden görüş alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Açıklanan yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.