Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/2367 E. 2016/4059 K. 28.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2367
KARAR NO : 2016/4059
KARAR TARİHİ : 28.09.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak 20.000,00 TL imalât bedelinin 3.11.2010 temerrüt tarihinden itibaren avans faziyile birlikte davalı iş sahibinden tahsilin istemiş, ıslah dilekçesiyle talebini 98.583,12 TL’ye çıkartmış, mahkemece davanın kısmen kabulüyle 89.604,40 TL’nin 26.12.2010 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bu kez 89.495,00 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdakin bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davada iş bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece bozmadan önce alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuş, davalının temyizi üzerine Dairemizce özetle; “…Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından iş bedelinin akdi ilişkinin kurulduğu tarihte yürürlükte mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi yuarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle saptanması gerekir. Serbest piyasa rayiçlerinin içinde malzeme, işçilik ve nakliye gibi maliyet bedelleri yer aldığı gibi, müteahhit kârı ve KDV’de bulunmaktadır. Bu nedenle serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılırken bulunan alacağa ayrıca müteahhit kârı ve KDV eklenemez bu nedenle işin yapıldığı 2009 yılı serbest piyasa rayiçleriyle yukarıda belirtilen yönteme uygun olarak hesaplatmak, piyasa rayiçlerinin içinde müteahhitlik kârı ve KDV bulunduğundan belirlenen alacağa mükerrerlik oluşturulacak şekilde ayrıca müteahhitlik kârı ve KDV eklememek ve sonucuna göre hükme varmak olmalıdır..” denilmesine karşın, mahkemece bozma ilâmı gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir. Oysa bozma ilâmına uyulmakla lehine bozulan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşur. Mahkeme bozma ilamı doğrultusunda karar vermek zorundadır. Bu nedenlerle mahkemece bu doğrultuda işlem yapılmalı, Dairemizin 20.6.2014 tarihli bozma ilâmı doğrultusunda rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.