YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1943
KARAR NO : 2016/3969
KARAR TARİHİ : 19.09.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-birleşen dosya davacısı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava; eksik ve ayıp nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı, birleşen dava ise; fazla imalât bedelinin tahsili talebiyle yürütülen icra takibine itirazın iptâli davasıdır. Asıl davada; davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici, birleşen davada; davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Asıl davada; davacı iş sahibi vekili; müvekkilinin maliki olduğu “….. Mudanya / BURSA” adresinde bulunan taşınmaza ilişkin olarak davalı … ile müvekkilinin 15.11.2011 teklif ve 21.11.2011 başlama tarihli sözleşme çerçevesinde anlaştıklarını, söz konusu tüm işlerin 15.03.2012 tarihinde biteceğinin belirtilmiş olduğunu ve karşılığında da müvekkili tarafından 16.11.2011 tarihinde 100.000,00 TL, 13.01.2012 tarihinde 25.000,00 TL, 06.02.2012 tarihinde 25.000,00 TL ve 25.06.2012 tarihinde 15.000,00.-TL olmak üzere toplam 165.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak belirtilen tarihte işin bitmediğini ve müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/ Değişik iş sayılı dosyasıyla ayıplı hizmet ve mallara ilişkin belirlemeler yaptırmak üzere tespit yaptırdığını, davalıya ödenmiş bulunan tutara karşın yapılan işin eksik ve hatalı yapılmış olduğunu, tam olarak yapıldığı iddiasında olunan kısımlarda ise hem sözleşme hem de iyi niyet kurallarına aykırı şekilde düşük kalitede ürünler kullanılmış olduğunu belirterek müvekkiline ayıplı ve eksik bir şekilde teslim edilmiş olan iş ve malların tespitiyle, bu işçilik ve mallara ilişkin bedel indirimine, açık ve gizli ayıplı olan malların keşif esnasında bilirkişi tarafından tespit edilecek olan iş ve mallardan aynen iadesi mümkün olanların iadesine, sözleşme dışında ve müvekkilinin muvafakatı olmayıp iradesi dışında yapılan iş ve malların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı yüklenici vekili cevabında; müvekkilinin iç mimar olup davacı ile aralarında davacıya ait taşınmazların iç mimari proje ve uygulaması hakkında mutabakata varıldığını ve 03.10.2011 ve 15.11.2011 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, sözleşmede yapılacak işlerin neler olduğunun belirlendiğini ve karşılığı bedellere ilişkin ödeme planı hazırlandığını, bedel olarak ise 200.000,00 TL ödenmesi hususunda anlaşıldığını, 03.10.2011 tarihli sözleşmeye göre iş sahibi tarafından işe başlama tarihinde 5.000,00 TL ve 01.11.2011 tarihinde 5.000,00 TL olarak ödeme yapılması gerektiğini, iş sahibi tarafından başlama tarihi olan 21.11.2011 tarihinde nakit 100.000,00 TL, 10.01.2012 tarihinde nakit 50.000,00 TL ve 10.02.2012 tarihinde nakit 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL ödenmesi ve bu bedelde KDV dahil olmayıp KDV’nin iş sahibi davacı tarafından ödeneceği hususunda anlaşıldığını, ancak davacı tarafından ödeme planına riayet edilmediğini ve bunun yerine 21.11.2011 tarihinde 100.000,00 TL, 13.01.2012 tarihinde 25.000,00 TL, 06.02.2012 tarihinde 25.000,00 TL ve 26.05.2012 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 165.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin her iki sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği işlerden ve yine sözleşmeler kapsamında 45.000,00 TL alacağı olduğunu, ancak ödemeyi iş sahibi davacıdan tahsil edemediğini ve bu nedenle bahse konu işi 15.03.2012 tarihinde teslimatta eksiklikler meydana geldiğini, davacı tarafından bu hususların tespiti için . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/ Değişik iş sayılı dosyasında rapor aldırıldığı ve bu raporda projeden kaynaklanan ve ikmâli yahut düzeltilmesi gereken hususların tek tek tespit edilmiş olduğunu ve tüm bunların bedelinin ise 5.200,00 TL + KDV olarak ifade edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından yapılan işlerde küçük rötuşlar haricinde eksik yahut ayıplı iş bulunmadığını, müvekkilinin tamamlanmayan işlerin bedelini alacağından iyi niyetle düştüğünü, buna karşın davacının üzerine düşen bedeli ödememek için kendisine gönderilen faturalara itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı yüklenici vekili; müvekkilinin iç mimar olup davalı ile aralarında davalıya ait taşınmazların iç mimari proje ve uygulaması hakkında mutabakata varıldığını ve 03.10.2011 ve 15.11.2011 tarihli iki adet sözleşme imzalandığını, 03.10.2011 tarihli sözleşmeye göre 10.000,00 TL ödeneceğini, 15.11.2011 tarihli sözleşmeye göre de 200.000,00 TL ödeneceğini, davacı-birleşen davalının ödeme planına riyaet etmediğini, toplam 165.000,00 TL ödediğini, müvekkilince iş bedeline karşılık KDV hariç 204.800,00 TL’lik fatura düzenlendiğini, bunun nedeninin bedel ödenmeyince müvekkilince işin küçük kısmının yapılmadığını, davalının hem ödemeleri süresinde ve tam yapmadığını hem de proje dışı işlerin bedelini de ödemediğini, müvekkilinin fatura alacağı olan KDV dahil 241.664,00 TL’den ödenen 165.000,00 TL’nin düşümü yapılarak bakiye 76.664,00 TL ile ilave yapılan işler bedeli 28.435,00 TL + 5.118,30 = 33.553,30 TL olmak üzere toplam 110.217,30 TL üzerinden takip yapıldığını, ancak davalı tarafından haksız itiraz edilmesi nedeniyle de takibin durdurulduğunu belirterek davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptâline ve icra takibinin devamına, haksız itiraz nedeniyle % 20 oranından az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada davalı iş sahibi vekili; davaya konu taraflar arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde hangi işin hangi malzeme ile ne oranda yapılacağı hususlarının belirlendiğini, ancak belirtilen tarihte işin davacı tarafından bitirilmediğini ve müvekkiline teslim edilmediğini, bu durumun da müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davalı müvekkili tarafından davacıya defalarca açık ve gizli ayıplarla sözleşmeye aykırı yapılan işlerini düzeltmesi yönünde başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere davacı tarafından sadakat ve özen borcu olan hususların yerine getirilmediğini, buna rağmen davacının hak ettiği alacağı bulunduğu iddiası ile açtığı iş bu davanın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğundan bahisle reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar asıl davada davalı, birleşen davada davacı yüklenici vekilince yasal süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
İcra Müdürlüğü’nün 2012/ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı birleşen dosyada davacı tarafından borçlu birleşen dosyada davalı aleyhine 110.217,30 TL asıl alacak ilâmsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 30.11.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlu davalının 04.12.2012 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve 1 yıllık yasal süresi içerisinde itirazın iptâli davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 15.11.2011 ve 21.11.2011 tarihli sözleşmelerin düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinden fazla ödemenin bulunup bulunmadığı ve fazla imalât bedelinin ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler,düzenlendikleri tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmelerinde, iş bedeli 10.000,00 TL ve 200.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olmakla niteliği itibariyle mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 365 ve devamı maddelerinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmedir. Buna göre davacı yüklenici kararlaştırılan bu bedelle sözleşmede yer alan üstlendiği işleri yapmak, davalı iş sahibi de iş bedelini ödemek durumundadır. Birleşen davada davacı yüklenici işi tamamlayarak teslim ettiğini ve fazla iş bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, birleşen davada davalı iş sahibi ise iş bedelinin ödendiğini ancak eksik ve kusurlu işler bulunması nedeniyle yapılan ödemelerin fazla ödemeler olduğunu iddia etmiştir. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenici alacağı, götürü bedelle, sözleşme gereğince yapılması gereken imalâta göre gerçekleşen imalâtın fiziki oranının uygulanması suretiyle bulunmalıdır. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporları alınmış ise de sözleşmede kararlaştırılan işlerin fizikî gerçekleşme oranı belirlenmiş, az yukarıda belirtilen ilkelere uygun bir bilirkişi raporu alınmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; 6100 sayılı HMK’nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun seçilecek uzman bilirkişiler kurulu aracılığıyla gerektiğinde yerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınarak sözleşmelerdeki tüm imalâta göre davalı yüklenicinin yaptığı eksiksiz ve ayıpsız imalâtın fizikî oranını hesaplatmak, bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle yüklenici alacağını bulmak, bundan ihtilâfsız 165.000,00 TL ödemeyi mahsup ederek sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin 1 nolu bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısına geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.