Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2016/701 E. 2016/4077 K. 29.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/701
KARAR NO : 2016/4077
KARAR TARİHİ : 29.09.2016

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, hafriyat işleminden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vakî itirazı iptâli istemiyle açılmıştır. Davalı borcun tamamını ödediğini, başkaca alacak kalmadığını belirtmiş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan iş miktarının bilirkişice hesaplanmış olup ödemenin daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davalıya ait arsa üzerinde hafriyat yapılması ve bedeli konusunda sözlü anlaşmanın varlığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, kalan iş bedeli konusundadır. Davacı 16.01.2013 tarihinde düzenlenen tutanağa göre 259.611,00 TL toplam iş bedelinden 149.100,00 TL’sinin ödendiğini, kalan 110.511,00 TL alacağın ödenmediği iddiasıyla takibe geçmiştir. Davalı savunmasında tutanakla belirtilen ödemeyi kabul etmekle birlikte bu belgenin yetkili temsilcilerince imzalanmadığını belirterek itiraz etmiştir. Mahkemece tutanağın hukuki değerlendirilmesi ve yetkili temsilcisince imzalanıp imzalanmadığı hususu incelenmeden bedel konusunda uyuşmazlık varmış gibi bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa öncelikle yapılması gereken iş, 16.01.2013 tarihli tutanağı imzalayan …’nin davalının yetkili temsilcisi olup olmadığı ticaret sicil kayıtlarıyla davalı defteri ve kayıtları incelenmek suretiyle saptanmalı, belgenin hukuken davalıyı bağlayıcı olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, davalının aşamalardaki savunmaları da gözetilmeli, belgenin bağlayıcı olduğu anlaşılırsa bakiye iş bedeli 110.511,00 TL kabul edilerek hüküm kurulmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan bilirkişi görüşüyle bağlı kalınarak hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,1.350,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 29.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.