YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/323
KARAR NO : 2013/1066
KARAR TARİHİ : 18.01.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.06.2011 tarih ve 2009/765-2011/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait gemi ile …’den …’a taşınan emtianın hasarlanması nedeniyle bu emtianın sigortacısı tarafından müvekkili aleyhine dava açıldığını, daha fazla ödemenin tahakkuk etmemesi için mahkeme dışı anlaşma ile 16.10.2003 tarihinde sigorta şirketine ödeme yapıldığını, emtia hasarının davalının istifçi (vinç operatörü) elemanının, 3 numaralı ambarda yük boşaltması için vinci kullandığı ve emtianın liman işçilerinin kontrolünde bulunduğu sırada, onların kusurları ile yere düşmesi sonucu hasarlandığını, sigortacının açtığı davanın davalıya ihbar edildiğini ileri sürerek, dava dışı sigorta şirketine ödenen 54.000.00 USD’nin faiziyle tahsilini, aynen tahsil taleplerinin kabul görmemesi halinde ana para ve faizin fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yükün tahliye işleminin davacıya ait gemi zabitinin emir ve talimatları ile gerçekleştirildiğini, tahliyede kullanılan sapanın gemiye ait sapanların yetersizliğinin gemi zabitine bildirilmesine rağmen yeni değiştirildiğinin söylenmesi üzerine gemi vinçcisine talimat verildiğini, kusurun müvekkiline ait işçilerde olmadığını, tazminatın fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tahliyenin davalı tarafından gerçekleştirildiği, hasarın vinç operatörünün hatası sonucu oluştuğu, TTK’nun 1381 ve BK’nun 55’nci maddesi uyarınca yardımcı şahıs davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 54.000 USD’nin davalıdan faiziyle tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 17.11.2008 tarih, 2007/9307- 12882 Esas ve Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi Dairemizce reddedilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen ek bilirkişi raporuna göre, somut olayda yük hasarı yüzünden TTK’nun 1061. ve 1113. maddeleri uyarınca tazminat ödenmesinin gerektiği, malların hasarlı haldeki satış değeri ile piyasa değeri ya da malların varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihte hasarsız olarak haiz olacakları değer arasındaki farkın zararın doğduğu tarihteki kur esas alınmak ve sovtaj tenzili yapılmak suretiyle 16.295,45 TL olarak hesaplandığı, dava dışı sigortacının üçüncü kişilere rücu edebilme tarihinin sigorta ettirene ödeme yaptığı tarih olduğu ve sigortacı yönünde halefiyet ilkesine bağlı olarak yasadan kaynaklanan bu temerrüt hali için ayrıca bir ihtara gerek bulunmadığından, davacının dava dışı sigortacıya tazmin ettiği hasar bedelinin 16.295,45 TL olarak hesaplanan kısmını, dava dışı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödeme yaptığı 01.05.1998 ile davacının dava dışı sigorta şirketine ödeme yaptığı 16.10.2003 tarihleri arasındaki işlemiş ve 16.10.2003 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte talep edebileceği, 16.10.2003 tarihine kadar işlemiş 59.810,10 TL faiz ile hasar bedeli 16.295,45 TL’nin toplamının davacının uğradığı ve davalının sorumlu olduğu “gerçek zarar miktarını” oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, 16.295,45 TL asıl alacak ve 59.810,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.105,55 TL alacağın, asıl alacak 16.295,45 TL’na 16 Mart 2003 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.068,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.