YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2490
KARAR NO : 2014/23242
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,… Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/11/2009 gün ve 2009/530 esas, 2009/785 karar sayılı hükmün, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 02/10/2013 gün ve 2012/31281 esas, 2013/24437 sayılı kararıyla;
” Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki kurum vekili duruşmaya çağrılarak davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuş ise de, müşteki … Belediye Başkanlığı vekili hükmü temyiz etmekle katılma iradesini açıkça ortaya koymuş olduğundan, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, avukatının da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından katılan … Belediye Başkanlığı vekilinin ve sanık …’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,” karar verilmiştir.
I-İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2014 gün ve 2012/222927 sayılı yazısı ile;
” Sabıkası bulunmayan sanığa yüklenen kendine ait bina ön cephesine ilave yapı yaparak imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmaması ve ruhsatsız yapının yıkılarak eski hale getirilmesinin ise ancak TCK’nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebilmesi karşısında, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun uygulanma koşullarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, suçtan kaynaklanan zararın giderilmediği, suça konu yapıyı yıkmadığı, ruhsat almadığı biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması yasaya aykırıdır.
Yüksek 4. Ceza Dairesinin imar kirliliğine neden olmak suçundan istikrar bulmuş içtihatlarında, TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmadığı yönünde olması karşısında, suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231. maddesinin 5, 6. ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiği ve “T.C.K.’nın 184/5. maddesine göre, ruhsata aykırı yapılan binanın ruhsatlı hale veya imar planına uygun hale getirilmesi halinde her zaman mahkum olunan cezanın bütün sonuçları ile ortadan kalkacağı hükmü gereğince yasal şartların oluşmadığı” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, yerinde görülmediğinden itiraz edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sonuç ve istem : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 02/10/2013 gün ve 2012/31281 esas, 2013/24437 Karar sayılı, sanık … hakkındaki ONAMA ilamının KALDIRILMASINA,
3… Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 19/11/2009 tarih, 2009/530 Esas, 2009/785 sayılı hükmünün; 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile sanık yararına CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen hapis cezası üst sınırının 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması ve TCK’nın 184/5. maddesindeki etkin pişmanlık düzenlemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaması karşısında, sanık hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin kararın BOZULMASINA,
4-Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine,
Karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 02/10/2013 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2013/4-691 esas, 2014/91 sayılı kararında da belirtildiği üzere, imar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek daha lehe olan özel hüküm niteliğindeki TCK’nın 184/5. maddesindeki düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan ancak bu edimini yerine getirmeyen fail hakkında, CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkânı bulunmadığı anlaşıldığından,
Dairemizin 02/10/2013 gün ve 2012/31281 esas, 2013/24437 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.