YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/66
KARAR NO : 2014/22943
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hakaret suçlundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlara yönelik temyizde;
Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde, TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hapis cezası tayin edildikten sonra ceza verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında açılan tek davada bir suçtan beraat, diğer suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması karşısında, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye kısmen aykırı olarak, “kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … lehine 600 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve “sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm fıkralarındaki TCK’nın 125/1. maddesi gereğince ceza verilmesine ilişkin kısımların karardan çıkarılması” yerine ” hakaret suçunun karşılıklı olarak işlendiği anlaşıldığından, TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.