Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/18524 E. 2013/1069 K. 18.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18524
KARAR NO : 2013/1069
KARAR TARİHİ : 18.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2011 tarih ve 2010/189-2011/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden …’nun sahibi olduğu …’ne davalı ile dava dışı …’in gayri resmi şekilde ortak olduklarını, ortaklığın resmileştirilmesi sırasında davalı ile aralarında çıkan sorun nedeniyle ortaklığın son bulduğunu, hesapların yapılması sonucu davalı ile dava dışı diğer ortağa müvekkilince 112.600.00 TL ödenmesi konusunda anlaşıldığını, bu bağlamda davalıya 30.11.2007 tarihinden başlayan 10 adet senet verildiğini, ancak davalının bu anlaşmaya aykırı hareket ederek müvekkili şirkette ortak olduğu sırada bir bankadan kredi çekmek için kullanılmak amaçlı düzenlenen sadece … adına imzalanan bir bononun içini ve rakamlarını bizzat kendi el yazısı ile doldurarak ve senet altında borçlu kısmında sadece müvekkili şirketin ismi varken, müvekkili Aladdin Koyu’nun da adını ekleyerek 300.000.00 TL alacak için müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatarak toplam 175.600.00 TL tahsil ettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde haksız olarak 63.000.00 TL fazla ödeme yaptığını, müvekkillerinin bu nedenle manen yıprandığını ve ticari itibarını kaybettiğini ileri sürerek, haksız hacizler nedeniyle fazladan ödenen 63.600.00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile ve 50.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların borçlarına karşılık olarak 25.10.2007 keşide tarihli, 15.11.2007 vadeli, 300.000.00 TL bedelli bonoyu düzenlediklerini, ortada kesinleşmiş bir icra takibinin bulunduğunu, müvekkilinin toplam 310.000.00 TL alacaklı olduğunu, bakiye 10.000.00 TL için ayrıca bir senet alındığını ve bu senedin davacı tarafça ödendiğini, davacı tarafından verildiği iddia edilen senetlerin müvekkiline verilmediğini, icra takibine konulan 300.000.00 TL’lik alacağın bir kısmından müvekkilince vazgeçildiğini, taraflar arasındaki ortaklık tasfiye edilirken davacılarca bilerek anılan senedin verildiğini, ayrıca manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı alacaklının davacılardan 175.600.00 TL tahsil ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafça borç miktarının 112.600.00 TL olduğu konusunda anlaşma yapıldığına ilişkin herhangi bir delilin sunulamadığı, mahkemece davacılar vekiline, davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davalı tarafça yapılan yemin sonucunda da açıklanan şekilde bir anlaşmanın yapıldığının kanıtlanamadığı, yemin delilinin kesin delillerden olduğu, davacılarca takip konusu senede karşı yapılmış bir imza inkarının bulunmadığı, davalı tarafça tahsil edilen miktar dışında bir alacak talebinin olmadığı, davalı alacaklının takipte haksız ve hukuka aykırı bir eylemin bulunmaması nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.