Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/843 E. 2013/851 K. 16.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/843
KARAR NO : 2013/851
KARAR TARİHİ : 16.01.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2009/116-2009/755 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin hissedarı olan …’den 70.000,00 TL alacağı için yaptığı icra takibinin kesinleştiğini, takip borçlusunun davalı şirketteki hisselerinin haczi ve borç ödenmediği takdirde şirketin feshinin isteneceğine dair ihbarnamenin davalı şirketin diğer ortaklarına tebliğ edildiğini ve haciz pay defterine işlendiğini, ihbarnamenin tebliğinden itibaren altı aylık yasal sürenin dolmasına rağmen söz konusu borçların ödenmediğini ileri sürerek; davalı şirketin feshine ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda borçlu …’nin hissesine düşen miktardan davacının alacağının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı tarafa …’nin ortağı olan …’nin şahsi borcu bulunduğunu, …’nin şahsi mal varlığına gitmeden şirketin tafiyesinin istenmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, şirketin tasfiyesi halinde müvekkili şirketin zor durumda kalacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, icra dosyasında Ticaret Sicil Memurluğu’na gönderilen haciz yazısının mevcut olduğu, haciz yazısı dışında davacının TTK’nın 522. maddesinde öngörüldüğü şekilde, ortağın payını haczettirmesi nedeniyle, ortaklığın fesih ihbarında bulunmadığı, tek başına haciz yapılmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda ortaklığın feshinin de ihbar edilmesi gerektiği, diğer davalılar …, …, …’nin; …’nin ortaklarından olduğu,şirketin feshi talebinin, feshi istenilen davalı şirkete yöneltilmesi gerektiği, ortaklara husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 Sayılı TTK’nın 522’nci maddesine dayanan limited şirketin feshi istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı şirketin ortağının davacıya olan borcundan dolayı başlatılan icra takibi sırasında anılan borçlunun şirketteki hisselerine haciz konulmasının ardından, TTK’nın 522. maddesine göre feshi ihbarının şirket ortakları … ile …’ne yapıldığı, ancak davalı şirket ortaklarından borçlu …’ye tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır.
TTK’nın 522’nci maddesinde, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının en az altı ay önce ihbar etmek şartıyla şirketin feshini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak şirket ortakları aleyhindeki icra takibinin kesinleşmesi ile limited ortaklık münfesih duruma gelmez. Borçlu ortağın hissesine haciz konulmuş olması, ortaklığın feshinin ihbarının istenebilmesi için bir koşuldur. TTK’nın 522’nci maddesi uyarınca feshi ihbarın tüm ortaklara ayrı ayrı tebliği gerekmektedir. Bu nedenle, borçlu ortağa fesih ihbarı tebliğ edilmeden açılan davanın, bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de davanın reddine ilişkin karar yukarıda açıklanan gerekçe nedeniyle sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK’nun 438. maddesinin son fıkrası uyarınca kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.