Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/26435 E. 2016/14487 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26435
KARAR NO : 2016/14487
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Mahkemece mahallinde üç kez yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarında aynı emsal incelenmiş olup, birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz emsalden daha değerli kabul edilerek metrekaresine 210,00-TL değer biçilmiş, hükme esas alınan ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporlarında ise dava konusu taşınmaz emsalle aynı değerde kabul edilmek suretiyle 168,00-TL metrekare birim fiyatı takdir edilmiş olup, aynı emsal ile farklı değerler tespit edildiğinden alınan raporlar inandırıcı bulunmamıştır.
Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi,
3)Taşınmaz üzerinde bulunan meyveli ve meyvesiz ağaçların değerlendirme tarihi olan 2013 yılı itibariyle yaş, cins ve verim durumlarına göre maktu değerlerine ilişkin resmi veriler İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.