Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/14593 E. 2016/12467 K. 21.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14593
KARAR NO : 2016/12467
KARAR TARİHİ : 21.09.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, … 2. İcra Müdürlüğü’nün … Talimat sayılı dosyasında … tarihinde yapılan hacizde haczedilen malların haciz tarihi itibariyle borçlu şirket ile ilgisinin olmadığını, haciz sırasında müvekkilinin hazır olduğunu ve istihkak iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin … tapu maliki olduğunu, borçlu şirketin müvekkilinin daha önce oteli işleten kiracısı olduğunu, ancak … şubesini kapatarak otelle ilişkisinin kalmadığını iddia ederek, istihkak davasının kabulü ile, müvekkiline ait mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz işleminin adreste hazır bulunan borçlu şirket yetkilisi huzurunda yapıldığını, haciz mahallinin de davacıya ait adres ve muhafaza altına alınan menkullerinde davacı 3. kişiye ait olduğunu ispata yarar kesin delilin olmadığını, borcun davacı tarafından ödendiğini, davanın konusunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, borçlu şirketin şubesinin haciz yapılan adreste faaliyette bulunduğu sürede şube müdürünün davacı 3.kişi … olduğu, bu kişinin aynı zamanda borçlu şirketin ortağı olduğu, davacının dayandığı faturalar ve vergi levhasının tek başına istihkak iddiasını ispatlayacak kuvvette bulunmadığı, hacze konu mahcuzların borçlu şirkete ait olduğu, davacı ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- Davalı alacaklı vekili 12.02.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, davanın açıldığı tarihten sonra davacı tarafından 01.12.2012 ve 10.12.2012 tarihlerinde borcun ödendiğini beyanla bu ödemelere ilişkin banka dekontları sunmuştur. Şu hale göre yargılama sırasında borcun ödendiğinin, eş anlatımla alacağının tahsil edildiğinin ve bu doğrultuda, eldeki davanın konusuz kaldığının kabulü gerekir.
-//-
Mahkemece, davanın konusuz kaldığı nazara alınarak davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.