Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/31632 E. 2014/21724 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/31632
KARAR NO : 2014/21724
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Tehdit eylemine ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Hakaret eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir.
5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinde hapis veya adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırımın aynı maddenin 3/a fıkrasında yer alan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunda da uygulanmasına kanuni bir engel bulunmaması karşısında; TCK’nın 58. maddesinin uygulanma koşulları bulunmayan sanık hakkında temel cezanın yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle hapis cezası olarak belirlenmesi,
b- Hakaret suçunda, 5237 sayılı TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, eylemin gerçekleştiği Kapıkule Kara Hudut Kapısı sahasında bulunan emniyet şube müdürlüğü önünde aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle cezada artırıma gidilmesi,
c- Avukat olan ve olay tarihinde müvekkili … ile tanık … arasında gerçekleşen kavga olayı nedeniyle müvekkili ile görüşmeye giden sanığın, tanık … tarafından kendisine hakaret edildiğini, tanığı uyardığını bunun üzerine olay yerinde bulunan polislerce tahkir edici sözlere maruz kaldığını, sırtına telsizle vurulduğunu ve iteklendiğini, … hakkında tutanak tutulmasını istediğini savunması, bu hususun avukat olan sanığın müvekkili … beyanları ile doğrulanması karşısında, olay tarihinde avukat olan ve müvekkili ile görüşmek üzere karakola gittiği anlaşılan sanığa yönelik olarak hakaret eylemi gerçekleştirdiği ileri sürülen … hakkında olay tarihinde görevli olduğu anlaşılan şikayetçiler tarafından hakaret eylemi nedeniyle nasıl bir işlem gerçekleştirildiği araştırılarak sonucuna göre, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip, TCK’nın 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.