Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/27928 E. 2016/14307 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27928
KARAR NO : 2016/14307
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18/10/2016 günü temyiz eden davacılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl ve birleşen davalar, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargı görevli olduğundan bahisle davaların görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; aynı taşınmaza ilişkin dairemiz incelemesinden geçen dosyalardan; 1996 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli imar planında park ve spor alanı olarak ayrılan 27793 ada 5 parsel sayılı taşınmazın,….ı kenarında bulunan kısmına plandaki amaca uygun olarak, davalı idare tarafından park ve spor alanı yapılarak el atılmaya başlanmasından sonra 2008 yılında onaylanan revizyon imar planı ile taşınmazın 27793 ada 6, 7 ve 8 parsellere ifraz edildiği, yeni oluşan imar parsellerinin de planda park ve spor alanı olarak ayrılmakla beraber, fiilen el atılan kısımlarının 27793 ada 6 ve 8 parsel numarası ile kamu ve davalı idare adına tescil edilip, el atma haricinde kalan 7 parsel sayılı taşınmazda ise şahıs hisselerinin toplandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın öncesinde 27793 ada 5 parsel iken imar planına uygun olarak el atılması nedeniyle fiilen imar uygulamasına başlanıldığından, bundan sonra parselle ilgili yeniden yapılan imar çalışmaları sonucu (somut olayda olduğu gibi) başka parseller oluşsa dahi, bu parseller kamuya özgülenmiş olma durumundan çıkarılmadığı sürece, proje bütünlüğü açısından fiili el atmanın gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki, 14.03.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, şev çalışmalarının yapıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, taşınmazın boşaltılarak hazır hale getirildiğinin yazılı olması ve aynı taşınmaza ilişkin Dairemizden geçen emsal dosyalar da birlikte gözetildiğinde taşınmaza davalı idarece el atmış olup, taşınmazın aynına ilişkin iş bu davada adli yargının görevli olduğu da gözetilerek davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde el atma olgusunun gerçekleşmediğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.350,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 18/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.