YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11281
KARAR NO : 2014/12372
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ : Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, kamu görevlisine hakaret suçundan hüküm kurulurken temel cezadan yarı oranına yakın uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine rağmen, görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken birebir aynı gerekçelerle bu kez alt sınırın 3 katına yakın olacak şekilde ceza tayin edilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması,
Her iki suçtan da kurulan hükümde TCK’nın 31/3. maddesine göre indirim yapılması sırasında sonuç cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine 1 yıl 2 ay 10 gün şeklinde fazla belirlenmesi,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35 ve bu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddeleri uyarınca suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk yönünden sosyal inceleme raporu alınması, buna gerek görülmemesi halinde ise gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.