Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/3827 E. 2016/13519 K. 01.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3827
KARAR NO : 2016/13519
KARAR TARİHİ : 01.11.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, vergi mükellefiyetin başladığı tarih itibariyle Kurum’daki tescil tarihinin düzeltilerek, sigortalılık başlangıç tarihinin 27/10/1997 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının, 27/10/1997-04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa uyarınca bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Sosyal güvenlik hakkı, temel insan haklarından olup, uluslararası hukuk normları ile Anayasalarda güvence altına alınmıştır. Ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel değişimi sosyal güvenlik haklarına olumlu yansımakla birlikte, kimi zaman bu hakları sınırlayıcı düzenlemelere gidildiği de görülmektedir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 14/03/2003 tarihinde resen 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında kayıt ve tescilinin yapıldığı 27/10/1997-30/06/2010 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kayıt ve tescil işlemi 14/03/2003 tarihinde resen, 04.10.2000 tarihi itibariyle vergi kaydına dayalı olarak yapılmış olup sigortalılığın başladığı tarihte yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesine göre zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterlidir. Bu nedenle, sigortalının tesciline esas kayıt sona erse bile vergi, oda, sicil kayıtlarından birinin devamı süresince sigortalılık koşullarının da devam ettiği kabul edilmelidir. Bu durumda; davacının davalı Kurum tarafından kabul edilen süreler haricinde; 27/10/1997-04.10.2000 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kısmen kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
01/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.